Ağlatmasaydın

Please log in or register to like posts.

El sürmediğim yalnızlık, senden sonra helalim oldu. Alnımın ‘yazık’ yanından öpüverirken, bir şey yapamadım. Senden öncesini mumla arıyorum. Süpürülen namus meseleleri, aşkına örtülen şal oldu ve bir ben üşüdüm zamansız…

Biliyorum, kader teslimatı ciğerden vururken, aynı gecelerin aynı günlere ibreyle dökülüp “çabuk git, çabuk gel” deyişleri oluyorsun hayatımda. Gelmemeyi daha çok severken…
Sevmek istiyorum; birini, seni sevebildiğimden daha çok. Evet, canım püskürtürken nefretimi sevgilerin birleştiği noktada elimi uzattığımda kalbimle birlikte beni alan biri olsun istiyorum.
Seni sevmekten usanma şoförüyüm, duvarlara çarpıp trafik polisine taş atarak kendime kaçıyorum çaresiz. Bin ölü ben, bir milyon ölümsüz sen olarak geçiyor asparagas ölümüme. Kahrolmak hobilerim arasında seni seçiyorum.

Dön sevgilim, kirpiklerinin köprüsünden geçerken tutunduğum gözlerin bir tek bana gülsün. Dön sevdiğim, kalbinin rakımında med cezirli denizleri aşındıran kovalar dolusu aşkım, tek bize dolup taşsın. Ah… yine çaresiz ben… ömürzede; iklim büklümü, gülü kopan acı fırtınası ben…
Bulutsuz gitmeyi öğrenemedim, ağlatmasaydın.

Dilara AKSOY

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir