Bir Filme Konuk Olmak / Dangal

Please log in or register to like posts.
Bazı filmler damakta tat bırakan yemek gibidir. Evet, bu yemek öyle lüks olmayabilir, ama içeride oldukça hoşluk bırakır.
Dangal filminin bende bıraktığı izlenim de, damağımda kalan hoş bir yemeğin tadı gibiydi. Film yer yer yanağımdan süzülmeye hazır damlalar da bırakmadı değil.
Filmde öne çıkan iki tema, gelenek ve modernizmin çatışmasıyla, şarkın yenilen çocuklarının garba duyduğu yenilmişliğin öfkesi, bu yenilmişlik biraz film ile tamir edilmeye çalışılmış.
Bizde gelenek ile modernizmin çatışması Yeşilçam ile bir ölçüde irdelendi. Bizde, bizden daha doğuda olanlara göre erken modernleşme, bu sorgulamayı getirmişti.
Yine filmde açıkça görülen o ki toprağa bağlı bir hayat ve onun oluşturduğu kurallar, modern zamanda anlamını yitirmiş, hala Şark buna anlamsızca direnmenin peşinde. Dangal’ın şahsında biraz da bu kırılmaya çalışılmış.
Yine yenilmiş şark, gururunun tamirini modern çözümlerle ve sporla bulmaya çalışmakta. Evet dünyanın modern zaman dili geçmişe aykırı, hatta öyle ki akıllı dünyada ve onun oluşturduğu sanallık, yarın bir başka dili önümüze çıkaracak.
Amir Khan filmlerini anlamlı bulduğumu söylemeliyim. Her ne kadar bu filminde öne çıkan bir anlamdan öte klasik bir hikaye önümüze konsa da. Film, yabancı olmadığımız bir hikayeyi bize anlatırken, kendi mahalimizden kopuşu da içten içe hatırlatmakta, işte o anda anımsadığım kendi hikayem, dünden bugüne uzayan serencamım, az özlem, az biraz hayıflanmayla kendisini hatırlatır. Bu bir hayatın anatomisi iki damla yaşla da süslenirken, film güzel bir zaman aralığı bırakarak sonlanır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir