Çevik Yürekler

Please log in or register to like posts.

Bu yazıyı, gece gündüz demeden güvenliğimizi sağlamak için çalışırken şehit veya gazi olan Çevik Kuvvet mensubu abilerime, ablalarıma ve kardeşlerime ithaf ediyorum. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize acil şifalar diliyorum.

Her zaman yaptığım gibi Beşiktaş maçıyla ilgili bir şeyler yazmak için bilgisayarımın başına oturmayı düşünürken, Üsküdar’da oturan kuzenimin şiddetli bir patlama sesi duyduğunu mesaj atmasıyla başladı kara gece. Beşiktaş’ın Bursaspor’u misafir ettiği karşılaşmanın sonrasında yaşananlar tüm Türkiye’yi yasa boğdu.

Misafir takım tribününün çıkışında Bursaspor taraftarı dağıldıktan yaklaşık bir saat sonra, Vodafone Arena’nın Beşiktaş İnönü Stadyumu olduğu günlerden beri Beleş Tepe olarak bilinen noktada Çevik Kuvvet polislerimize, vatansız bir oluşum tarafında bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. Hemen akabinde duyulan silah sesleri ve ikinci bir patlamayla durumun ciddiyeti anlaşıldı. Kimse inanmak istemese de televizyonun başına koşup haber kanallarını açtıklarını tahmin etmek zor olmasa gerek. Haberlerde bu kadar şiddetli bir patlamada ilk belirlemelere göre sadece 20 yaralımızın olduğunu söyleyen muhterem zat (!) ardından da yayın yasağı kararının geldiğini bildirdi. Bu dakikadan sonra da internetteki bilgi kirliliği artarak devam etti. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vatandaşı olup her türlü hainliği, düşünce özgürlüğü adı altında yapanların, devletin güvenlik güçlerine yapılan bu saldırıyla ilgili sevinç içinde yaptıkları yorumlar ise hainliğin ne boyutta olduğunu gösterir nitelikteydi. Dakikalar geçtikçe kirli bilgilerin içinden sıyrılan, sağlam kaynaklardan gelen doğru bilgiler yürekleri paramparça ediyordu. Yine(!) vatan evlatları, “hain vatansızlar” tarafından şehit edilmişti. Mekanları cennet, ruhları şad olsun.

O gece Beşiktaş maçı için yazmam gerekenleri, olaydan üç gün sonra, kazanmanın verdiği gurur yerine her bir zerreme işlemiş tarifsiz bir acıyla yazıyorum. Bize bu acıyı yaşatan vatansızlara misliyle karşılık vereceğinden zerre şüphem olmayan, Mustafa Kemal’in şanlı ordusuna ve gençlerine şunu tekrar hatırlatmak istiyorum;

 

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

***

Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Mustafa Kemal Atatürk

20 Ekim 1927

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir