JOSE SARAMAGO – MAĞARA

Please log in or register to like posts.

Saramago bu kitabında üreten ve tüketen toplum arasındaki farkı o kadar güzel betimlemiş ki…

Bir tarafta tüketimin sembolü Merkez, diğer tarafta zanaatıyla ayakta kalmaya çalışan üretimin sembolü, çömlekçi Cipriano Algor…
Şehirleşmenin henüz ulaşamadığı bir köyde kızı, damadı ve köpeği ile birlikte köyde mütevazi bir hayat yaşayan Cipriano Algor, kilden çömlek yaparak kendisini ve ailesini ayakta tutmaya çalışmaktadır. Merkez; modernleşme ve sanayileşme etkisi ile artık oradaki insanların plastik ürünlere geçtiğini öne sürerek Cipriano’dan çömlek almayı bırakmıştır. Cipriano ve kızı her ne kadar biblo gibi ürünler deneyip belki satılır ümidi ile uğraşsalar da Merkez’de yaşayan insanlar o ürünlerden de memnun olmadığı için artık herkesin ümidi kesin olarak bitecektir. Damadı ise Kapitalist düzenin sembolü olan Merkez’de bir güvenlik görevlisi olarak çalışmaktadır ve her güvenilir çalışanlara olduğu gibi ona ve ailesine de Merkez’de bir ev verilecektir.

Fakat Merkez’in bir kuralı vardır, o da; orada yaşayanların kafes hayvanı harici herhangi bir hayvan evde besleyemeyecekleridir.

Hapishane düzeni değil de nedir bu düzen? Ayrıca çömleklerin yerini plastik eşyaların alması; artık çoğu alanda makinelerin insanların yerini almasını çağrıştırmıyor mu? Artık insanlara eskisi kadar ihtiyaç yok ve belki de bu sebeple işsiz olan çok fazla insan var… Zevklerimize bile yansıyor bu durum; artık insanlar sanal şeylerden zevk alır oldular, bir kitap sayfası karıştırmayı unutur olduk, sözlük karıştırmayı unutur olduk, ansiklopedilerden araştırma yapmıyoruz artık ne yazık ki; çünkü internet sayesinde güya her şey elimizin altında ama her şey ayağımızın altından bir bir akıp gidiyor ve biz farkına bile varamıyoruz. Ayağımızın altından akıp gidenler ise; bizim değerlerimiz…

Unuttuklarımız… Bu kitap bana çok şeyi sorgulamamı sağladı, beni silkeledi. Diğer okuduğum bir çok Saramago kitabına göre bundan aldığım lezzet çok farklıydı. Her zaman olduğu gibi Saramago yine karakterlerin düşüncelerini en sempatik haliyle okuyucuya o kadar güzel işliyor ki, tüm bu olaylar esnasında tek tek tüm karakterlerin duygularını adeta sizler de yaşıyorsunuz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir