Kar yağarken izlemek. Sadece karı değil sokaktaki her şeyi…

Please log in or register to like posts.

Günler sonra kar yağıyor.

Herkeste bir telaş.

Kimi işten çıkmış, eve ekmek almış hızlı adımlarla ilerliyor.

Kimi okuldan çıkmış karda oynamak istiyor; ama annesi kolundan çekiştire çekiştire eve götürmeye çalışıyor.

Biri mutlu oh diyor, hava biraz yumuşar şimdi.

Bir babanın içi sızlıyor, yakacak kömürü kalmamış: “Nisan geliyor, olacak iş miydi şimdi bu?”

Sonra çocukların sevincine takılıyor gözüm, evin bahçesine çıkmış “kar yağıyooor” diye çığlık çığlığa yaşıyorlar sevinçlerini.

Yedi yıldır görmediğim kar beni de sevindiriyor istemsiz, çocukların mutluluğuna ortak oluyorum bir an.

Kısa sürüyor, botları yırtılmış miniği görmemle, karın yağdığına sevindiğimden utanıyorum.

Bembeyaz, her yer umut, her yer saf bir temizliğe büründü sanıyorum.

Meğer yanılmaktan başka bir şey değilmiş;

bir babanın yakacağı sobayı,

bir annenin yapacağı yemeği düşünmesiymiş.

Minik bir ayağın üşümesiymiş…

Yavru bir kedinin nereye sığınacağını bilmeden açık bulduğu apartman kapısından içeri dalması gibi bir şeymiş…

Bir o kadar çaresiz,

işte bir o kadar feci bir şeymiş kimilerine…

Meri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir