Lüzumsuz Adam – Sait Faik Abasıyanık

Please log in or register to like posts.

Bilirsiniz her okur okuyacağı eseri seçerken belirli kriterleri göz önüne alır. Kimi çevresinden çokça duymuştur öylelikle okur, kimi yazarının diğer tüm eserlerini okumuş kalbi bir muhabbet duymuştur ve çıkan her kitabını okur, kimi de bir kitapçıya kitap almak niyeti ile girer, kitapları şöyle bir inceler, arka kapaklarındaki yazıları okur ve ona binaen eseri okumaya karar verir.

Sait Faik’in bu eseri ile tanışmam benimde arka kapağında bulunan Kudret Aksal’a ait olan o kısa ve etkili metin olmuştu.

Yolculuğuma eşlik edecek olan bu eser bir hikâye idi. Kitap İş Kültür Yayınlarından ve içerisinde on dört hikâye mevcut. Eserin başkahramanı Mansur Bey.

Mansur Bey kalabalık ve yozlaşmış şehir hayatından kaçarak kendi mahallesine sığınan yalnız ve “lüzumsuz bir adam”.

Eserde ilk hikâye olarak esere de adını veren Lüzumsuz Adam adlı hikâyedir. Bu hikâyede Mansur Bey şahane bir betimleme ile bizleri adeta mahallesinde gezdirir, aynı zamanda günlük rutinlerine de yer vererek sanki berabermişiz hissiyatını uyandırır.

Bir insanın mesleki açıdan elinden geleni yapmakta ısrarcı ve kararlı olması gerektiği izlemini uyandıran hikâyedir ikinci olarak yer alan Ben Ne Yapayım? adlı hikâye.

Eserdeki her hikâye pek çok ders vermekte ve yeni düşünceler ile hayatınıza yeni bir bakış açısı getirmenizi sağlıyor.

Mansur beyin müthiş gözlem yeteneği sayesinde Bacakları Olsaydı adlı hikayeyi okurken protez bir bacağa sahip olan insanın ruh dünyasını adeta gözler önüne seriyor ve duygu seline kapıldığınızı fark ediyorsunuz.

Acizliği doruklarda hissettiğiniz muhtaç olmanın ne demek olduğunu satır satır okuduğunuz hikâye ise İp Meselesi. Zavallı hamalın hırsızlık ile suçlanması sonucu meydana gelen olaylar ve daha sonra hamalın ekmek teknesi niteliğinde olan kirden yağdan siyahlaşmış ipini kaybetmesi ile oluşan üzüntüsü adeta içinizi yakıyor.
Eseri okurken dış dünyadan soyutlandığınızı söyleyebilirim. Bir anda başkahramanın koltuğunda hissediyor ve onun gözleri ile gözlemliyor, onun hisleri ile hisleniyorsunuz. Türk edebiyatının en kıymetli yazarlarından biri ile vakit geçirmenin vermiş olduğu o duygu ise anlatılamayacak kadar güzel. Kesinlikle tavsiye eder ve şimdiden keyifli okumalar dilerim.

Kimler Beğendi?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir