Masum görünümlü “-izm”lerden Feminizm

Please log in or register to like posts.

Dünyaya, insanlığa ve doğaya kendini iyi gösterip asıl amaçlarını saklayan bir sürü düşünce var. Bu düşünceler bizlere o kadar masum, o kadar normal gösterilerek sunulmuş ki biz temiz yürekli insanlar onları rahatlıkla benimsemişiz.

Kapitalizm, komünizm, materyalizm, …. feminizm ve bir sürü daha adını dahi bilmediğimiz izmler…

Bugün bunlar arasından “feminizm” e değineceğim.

Eğitim sistemimizi sınav çağlarımızda hepimiz eleştirmişizdir. Farklı alanlara ilgi duyan, farklı becerilere sahip, farklı yapıda, farklı düşünen ve farklı özelliklere sahip binlerce farklı genç olarak hepimiz için ortak hazırlanmış tek bir sınava göre kaderimizin nasıl belirlenebileceğini her zaman tartıştık anne babamızla.

Bu konu hakkında hatrımdaki bir karikatürü paylaşayım. Karikatürde bir kuş, bir maymun, bir penguen, bir fil, bir balık, bir fok balığı ve bir köpek yan yana duruyor ve bu yan yana duran hayvanlardan bir ağaca tırmanması isteniyordu.

Bu anlamlı karikatürden de anlaşılacağı gibi farklı türden olan canlılar aynı kurallara tabi tutulamaz. Aynı şekilde insanların aynı kefeye koyulması, aynı şartlar altında irdelenmesi ve hayatlarını ona göre şekillendirmesi için baskı uygulanması hiçbir şekilde doğru değildir. İnsanların fikirlerini, yaşama şekillerini, dengelerini, özlerini, yani kısaca fıtratını değiştirme amacı güden her türlü düşünce dışarıdan masum gözükmekte olup insanları sosyolojik ve psikolojik olarak büyük bir bozguna uğratma ve geleneklerinden koparma çabası içersindedir. Ve ne yazık ki bu düşünceler olması gerken buymuş, insanın doğası böyleymiş gibi gösterilerek insanlara benimsetilmekte.

Feminizm ise bunlardan sadece biri, feminizmi iyi irdelediğimizde kadınlığın fıtratına yapılan bir saldırı olduğunu rahatlıkla anlayabiliriz. Feminizm kadın haklarını korumak demek değil; kadınları bağımsız, erkeklere ihtiyaç duymayan, her konuda ve her alanda “eşitliği” destekleyen bir düşünce şekli olarak kendini tanıtır. Nitekim görünürde doğrudur da. Fakat mesele iyi incelendiğinde bu düşüncelerin kadını kadınlığından çıkarmak ve erkekleştirmek için ortaya konulduğu anlaşılır. Fıtrata yapılan “senin ne eksiğin var?” saldırısı sayesinde kadınlar erkekler gibi yaşamaya zorlanır, öyle olması istenir. Kadın narin, naif bir canlı olmak zorunda değildir hatta olmamalıdır da, o yüzden her türlü işi yapabilir. Her yerde eşitlik sağlanmalıdır. Bu ve bunun gibi düşünceler ile feminizm, kadınların fıtratını değiştirmeye yönelik sosyolojik bir savaş metodudur.

Kısacası bir erkekle bir kadın arasında olması gereken şey eşitlik değil adalettir. Çünkü bir öküz ile bir güvercinden aynı ağaca tırmanmasını isteyemeyiz fakat güvercinden çalıları toplayıp yuvayı kurmasını ve öküzden arabayı çekip buğdayları değirmene taşımasını istersek ikisi de bundan gayet memnun kalacaktır.

Neden farklı türlerin aynı kefeye konulmak istendiği düşünülmesi gereken derin ve önemli bir konu.

İzmler hakkında olabildiğince geniş düşünmek, kuru kuruya bağlanmadan amaçları nedir, ne değildir araştırmak gerek. Dünyayı böyle masum görünümlü kötü düşünceler değiştiriyor ise bu düşüncelere karşı savunmayı öğrenmek, bunları iyi araştırıp irdelemek gerek.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir