NİKOLAY GOGOL – PALTO

Please log in or register to like posts.

 

“Hepimiz Gogol’un paltosundan çıktık.”

-Dostoyevski 

 

İnsanın rutine olan bağımlılığı/bağlılığı en çok kendisine zarar verir. Yavaş yavaş öldürür, kemirir yaşama sevincini. Her ne kadar zor da olsa alışkanlıklardan/rutinden kurtulmak için bir adım yeterlidir aslında. Kaçış yoluna bir kez girildiğinde, o yolun ışıkları hiç sönmez, aksine ilerledikçe ışıl ışıl olur tüm yollar. Fakat her insan için ışık da farklıdır, yol da…

Akaki Akakiyeviç için rutinden kaçış yolu yeni paltosuydu. Akaki yolunu paltosuyla aydınlatacaktı. Öyle çok bağlandı ki paltosuna daha ona dokunmadan hayal etti, dokunduğundaysa hayal etmek zorunda kaldı ta ki hayalet olana kadar.  Akaki’yi öldüren paltosuydu, veya paltosuydu onu yaşatan. Her ikisi de doğru olabileceği gibi yanlış  da aslında. Fakat tek suçlu palto da değildi, onu çalanlar da. Önemli olan insan(!)  da öldürmüştü onu paltoyu çalan hırsızlar kadar!

Zamanında yazarımız Gogol’un şiirleri nasıl yerden yere vurulduysa, Akaki’yi de yerden yere vurmuştu önemli insan. Ve nasıl ki Gogol bir daha şiir yazmayıp, yazdıklarını da kül ettiyse, Akaki’yi de öldürmüştü bu yergiden sonra. Öldürmüştü öldürmesine ama ölmesi yok olmasına yetmemişti. Hayaletini –hayalet değil Hayalet- yaşatmıştı. Gogol, “Petersburg, hiç yaşamamış ve varolmamış gibi Akaki Akakiyeviçsiz kaldı.” Yazdığında, hayalet oldu Akaki! Çünkü dirisi paltosuyla varolamadıysa, yaşayamadıysa; ölüsü varolmalı, paltosunu giyebilmeliydi…

 

Kimler Beğendi?

2 comments on “NİKOLAY GOGOL – PALTO

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir