Önce İnsan Sonra İnsan Yine İnsan Belki Sonra Gökyüzü

Please log in or register to like posts.

Gökyüzüne bakmanın faydaları varmış, insanın içini açar, gönlüne ferahlık verirmiş. Hakikaten öyledir şahsen benim için. Ben de çok seviyorum. Maviliğinin dinginliğinde kaybolmak isterim bazen, lambalarla donanmış koyuluğunda her bir yıldız ayrı bir dünya olur bende. Sanırım köyde büyümenin ve sıcak memleket gecelerinde damda yatmışlığın payı var bunda. Suni ışığı çok olmayan köyde geceleri yıldızlar çok yakınmış gibi parıldardı ve simli bir yüzeyi andırırdı. İçimin genişliğinde bilinçaltıma işlemiş bu manzaranın payı büyük. Yine gündüzleri okuldan sonrası ve hafta sonları kırlarda oğlakları güderken izlediğim, hayranlıkla seyre daldığım o masmavliğin hatıraları hâlâ capcanlıdır içimde. Şehir yaşamı bazı şeyler gibi gökyüzünü de bizden aldı malesef… İnadına ilk fırsatta yine gözümü göklere dikerim. Derken sabah saatin beşinde yine yıldızları izlerken acaba dedim kendime, ne güzellikler vardır oralarda. O güzelliği yaratan ne kadar güzeldir peki?! Sonra düşündüm ki bizden çok çok uzakta olana gözümü dikerken en yakınımızdaki yıldızlardan uzaklaşmışız. Eşref-i mahlukat olarak yaratılan tek bir tanesi o milyarlarca yıldızlardan daha değerli olan insandan neden bu kadar uzaklaşıyoruz ki?! Zannediyor, zan üzere yaşıyoruz. Halbuki en yakınımızdakini bile tanımıyoruz. Bırakalım onu, hiç olmadı kendimizi tanısaydık ne yazık ki bundan da gafiliz.! İçimizde ne fırtınalar kopuyor, ne yıkımlar oluyor da hissedemiyor, hissettirmiyoruz. Arkasına saklandığımız maskelerimiz geçit vermiyor bize hoş bizim de işimize yarıyor bu. Anlamak çaba istiyor, emek sarfı istiyor, sabır istiyor, zaman istiyor. İsteyen kim olursa olsun istenen ne olursa olsun kaçtığımız gibi bundan da kaçıyoruz. Masraflı iş icabında anlamak. Maskeli hayatlarımızda, oynadığımız rollerde olmadık şeyler için hiçbir masraftan kaçınmazken biz olma noktasında, anlama noktasında her türlü masraftan kaçıyoruz. Heyhat bu kaçış nereye, belki de hiçliğe, hiç olmaya. Ama ne yazık ki Bir’e vardıran hiçlik değil bu! Esfel-i safiline varan bir hiçlik. Meramımı ne kadar anlatabildim bilmiyorum ama sanırım nihayete ermedi diyeceklerim. Yıldızlardan yıldıza çevirdiğimizde çok şey değişecek, inanıyorum. Saf güzellikteki yıldızlara… Tüm gökyüzünden, yıldızlardan daha değerli olanlara, İnsanlara… Önce İnsan sonra insan, yine insan belki sonra gökyüzü…!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir