Orleans Bakiresi: Jeanne d’Arc

Please log in or register to like posts.

Çoğu zaman güzel bir hikaye umutsuz insanlara ihtiyaçları olan cesareti verir ve onları bir araya getirir. 16.yaşında bir kız çocuğunun başardığı gibi.

14. yüzyılda İngiltere kralı Fransa tahtı üzerinde hak iddia ettiği için bir dizi savaş yaşanır. Bu savaşların ardı arkası kesilmediği için (1337’de başlayıp 1453’te sona erdiği için) Yüzyıl Savaşları olarak anılırlar. Monarşilerin dezavantajlarından birisi de budur aslında. Halklar birbirinden çok farklı olsalar da yüzyıllar önce yapılmış bir düğün, ortak bir varis yüzünden buna benzer çok fazla sorunlar ortaya çıkabiliyor.

14.yüzyılda İskoçlar bağımsız olsalar da annesi Fransız asıllı bir kraliçe olan İngiltere Kralı 3.Edward İskoçlar üzerinde yeniden bir egemenlik kurmak istemektedir. Fransa bu durum karşısında İskoçya’yı desteklemektedir. Ancak bu dönemde Fransa da İngiltere’ye benzer bir şekilde Flaman Şehirleri üzerinde benzer bir egemenlik sahası yaratmaya çalışmaktadır. Kral 3.Edward bu durumdan yararlanmak için bu şehirlerin koruyuculuğunu üstlenir ve kendisini Fransa Kralı olarak ilan eder. Olaylar da buradan sonra kopar gider zaten.

Savaşın başlarında Fransa İngiltere’yi denizden abluka altına alır ve İngiliz Ticareti’ni sekteye uğratır. Ancak İngiliz Donanması Sulys Savaşı’nda Fransız Donanması’nı tamamen imha ederek denizlerde kesin bir üstünlük sağlar. Savaş ara ara barış görüşmeleriyle dursa da tamamen sonlanmaz.

15.yüzyılda İngiltere Fransa karşısında üstün konumdadır. Fransa’nın önemli bir bölümü de İngiltere kontrolündedir. Böyle bir ortamda 12 yaşında bir kız çocuğu bir takım halüsinasyonlar görmeye başlar. Azize Katerina, Margearet ve Aziz Michael tarafından kendisine Fransa’yı koruma görevi verildiğini söylemektedir. Böyle bir durum sizi şu anda psikolojik bir vaka olarak adlandırırken Orta Çağ’da size tanrının elçisi, aziz ya da azize sıfatları kazandırabilmekteydi. Jeanne’a da böyle oldu. 16 yaşında evinden ayrılarak Fransa’yı dolaşmaya ve misyonunu yaymaya başlar. Kısa bir sürede halkın sevgisini, veliaht prens Charles’ın da dikkatini çeken Jeanne d’Arc, 1429 yılında Reims Katedrali’nde Charles’a taç giydirerek onu Fransa Kralı ilan eder. Kral 7.Charles’ın ordusuyla Orleans Kuşatması’na katılır ve zafer kazanırlar.

Kazanılan bir dizi zaferden sonra Jeanne Kral Charles ve aristokrasi için tehdit oluşturmaya başlar. Sıradan bir insanın hele de bir kadının bu kadar politik güç ve nüfuz kazanması monarşi için pek hayra alamet değildir. Bir şekilde bu sorundan kurtulmak isteyen kral Jeanne’ı küçük bir birlikle Compiégne’ ye kuşatmayı yarması için gönderir. Tahmin edebileceğiniz gibi harekat başarısız olur ve Jeanne kuşatmacılara esir düşer. Esaretinin ardından İngilizler ve Engizisyon tarafından kafirlik suçlamasıyla yargılanmaya başlar. Suçlamaları kabul etmez ve cadı olduğu gerekçesiyle 1431 yılında 19 yaşında yakılarak idam edilir.

 

Jeanne’ın ölümünden sonra Fransa halkı Jeanne D’arc isminde birleşerek krallarına iyice bağlanırlar ve 1453 yılına kadar ülkelerini İngilizler’den kurtarırlar. Kuzey ve Güneybatı Fransa’da oldukça fazla toprakları ve nüfuzu olan İngilizler’in elinde ise yalnızca Calais şehri kalır.

Bütün bu olanlardan sonra kilise özür dilemek adına Jeanne d’Arc’ a 1909 yılında iade-i itibar yapar ve 1920 yılında ise Jeanne’ı azize ilan eder. Şu anda Fransa’nın en bilinen ulusal kahramanlarından birisidir ve Orleans’ta adına bayram kutlanmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir