TEMMUZ ÇIĞLIĞI

Please log in or register to like posts.

Benim çillerim,
Bir kız çocuğunun paslanmış yatağının coğrafyasıymış.
Tüm yüzündeki kahverengi noktalarını oturmuş saymış.
Yüzümde Temmuz çığlığı!
Gözeneklerimde bataklık varmış,
Elmacıklarını almış, balkondan atmış
Rakamları hayatı boyunca hiç sevmemiş,
Dudaklarını pembeye boyamış olur da sevgilisinin canı pamuk şeker çekerse diye…
Dudaklarını almış adam,
Almış ve başka bir çocuğa hediye etmiş!
Ellerini açmış kız, dua etmiş belki biz onunla oluruz diye,
Adam tutmuş ellerini
Avucunda ne kadar dua varsa,
Asmış kızın kirpiklerine…
“Çok özledim” diyememiş kız
Almış çillerinden birini öldürmüş!
Her omuzlarında özlem batıklarını hissettiğinde,
O kahverengi lekelerin arkasında
Her şeyden korkan,
Lakin coğrafyası için cesurca savaşan o kız çocuğunu adam hiç görmemiş…!
Gideceğini biliyormuş kız,
Lakin kalbini verirmiş aç kalmasın diye yollarda.
Niye veda etmemiş?
Kendi kendine ızdırabın kölesi olmuş kız.
Kırk üç tane çili,
dökülmüş, paslanmış yatağına
O coğrafyada
Toprak diye göstermişler!
Delirmemiş.
Asla,
Asla delirmemiş!
Bu elmacık kemiklerinin yansımasıymış.
Kötü bir sahnenin zihninde dönüp dolaşan filmiymiş,
Kız oldu olalı iyi sahneleri sevmemiş…
“Çillerin Ne kadar güzel!
Sayalım mı? 1, 2, 3…..43 ”
“Gerçekten hepsini saydın mı?”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir