Tercihler, tercihlerimiz..

Please log in or register to like posts.

Hayatımız tercihlerden oluşuyor. Attığımız her adımda yeni bir karar veriyoruz. Fark etmesekte bu kararlar tüm hayatımızı değiştiriyor. Sonuçtan memnun değilsek, diğer yolu seçseydim nasıl olurdu, diye düşünmek yerine, bundan sonra nasıl bir yol izlemeliyim, diye düşünmemiz lazım. Hayat seçimlerimizden pişman olmak için çok kısa. Her seçimin bize olumlu bir katkısı olduğunu unutmamak gerekiyor. Önemli olan bu katkıyı bulabilmek. Yani, evet bazen üzülüyoruz ama sonra bundan ders çıkartmak, bu olaydan da tecrübeler edindiğini farkına varmak gerekiyor. Olumlu katkı budur. Üzüntünün hep devam etmesi, pişmanlık duymak bizi dipsiz bir kuyuya sürükler. Kimseyi affedemeyiz, hep insanları suçlarız ve aslında bunu yaparak onları hep yaşatırız. Aslında insan her şeyi kendisi yapar. Kendi hayatımızı biz şekillendiririz. Biz severiz, biz üzülürüz, kızarız, nefret ederiz, kırılırız, ağlarız, mutlu oluruz, eğleniriz.. Bu duyguların hepsi bizde, içimizde. Ne yaşamak istersek onu yaşarız. Farkında olarak ya da farkında olmadan..
Bir insanı hayatınıza ne kadar dahil ederseniz o kadar dahildir, bir insanı ne kadar çok severseniz sizi o kadar çok acıtabilir, bir insana sizi kırabilecek gücü verirseniz sizi kırabilir, bir insana ne kadar izin verirseniz size o kadarını yaşatabilir. O yüzden kimseye kızıp kimseye kin besleyemeyiz. Yapılan hatalar birbirini doğurur. Herkes karşısındakine göre hatalar yapmıştır. Kimse tamamen masum değildir, ne de suçlu.. Çünkü herkes bakış açısına göre biraz suçludur. Çevremizdeki herkes için geçerlidir bunlar.
Kısacası bazı şeyleri kafamıza çok takıyoruz. Geçmişi değiştiremeyiz. Tercihler yapıldı, yaşananlar yaşandı ama zaman akıp gitmeye devam ediyor. Geçmişle barışık bir şekilde ilerlemek önemli olan. Kızmadan, kin beslemeden, sevgiyle..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir