Yakma Zevki/ Fahrenheit 451

Please log in or register to like posts.

Kerosen. Nereden kulağıma çalınmıştı bu sözcük? Ah! Hatırladım. Geçenlerde Fransız mucit Zapata, kerosen yakıtını kullanarak uçan kaykayıyla Manş denizini geçmişti. İşte bu yakıt hem yapıcı hem yakıcı (!) olabiliyor. Nasıl mı? Eserin içeriğine bakalım; Fahrenheit 451’ de itfaiyeci Guy Montag isimli ana kahramanın kitapları “Kerosen”le yakışı anlatılıyor. Evet, yanlış okumadınız! Görevi yangın söndürmek olan itfaiyeciler eserin dünyasında yangın çıkaran bir birlik olarak resmedilmiş.
Kitabı okumaya başladığım ilk dakikada bile bana romandan çok öyküyü anımsatmıştı. Kitabın yazara ait olan son sözünde de haklı olduğumu anladım.Yazar romanına öykü olarak başlamış, sonradan eklemeler yaparak onu romana dönüştürmüş. Ancak bence uzun bir öykü kitabı yazmış Ray Bradbury. Romanın detaycılığına ve analitik yaklaşımına zaman zaman uymayan yerler bulunmasından dolayı bunu söyleme gereği duydum. Örneğin; Faber, eserde çok önemli bir kişi. Adeta kilit taşı. Ancak eserin sonunda onunla ilgili hiçbir bilgi verilmiyor. Çehov’un meşhur sözündeki gibi ilk sahnede görünen silahın sonraki sahnede patlaması kaçınılmazdır. Faber gibi birini ortaya atıp sonradan böyle biri yokmuş gibi yapamazsınız. Eserin sonuna kadar Faber’in atacağı adımı bekledim. Hiçbir şey olmadı. Bütün bunlara rağmen eser yapması gerekeni yaptı ve beni alıp kendi gerçekliğine ışınladı. Mildred’ın kendi mutsuzluğu da dahil hiçbir şeyi umursamayışına kızdım. Clarisse’e çok üzüldüm. Montag ile birlikte yeni öğrendiğim şeyler karşısında afalladım. Kısacası, eser oldukça keyifliydi. Tavsiye edebilirim. Herkese iyi okumalar diliyorum.

Kimler Beğendi?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir