Yanlış Kararlar Yazı Dizisi I – Mario Gomez

Please log in or register to like posts.

Mario Gómez García, nam-ı diğer Süper Mario. 10 Temmuz 1985 tarihinde Almanya Riedlingen’de dünyaya gelen İspanyol asıllı Alman forvet. Adını Beşiktaş tarihine altın harflerle yazdıran bir süperstar. Fakat bir sene süren bu müthiş hikayenin sonunda, Beşiktaş taraftarını üzen ve yanlış kararlarına bir yenisini ekleyen futbol tarihinin enteresan adamı…

Sanıyorum Beşiktaş kariyerinin detaylarını anlatmaya başlamadan önce, kendisinden ve kariyerinden kısaca bahsetmek okuyucular için faydalı olacaktır.

Mario profesyonel futbol kariyerine Almanya Bundesliga ekiplerinden Stuttgart formasıyla Hamburg karşısında 2003 senesinde oynadığı maç ile başladı. Bu forma altında çıktığı 121 maçta 63 gol atarak adından söz ettirmeyi başardı. Bu sayede 2008-2009 sezonu sonunda Bundesliga tarihinin o zamana kadarki en yüksek bonservis bedeli olan 35 milyon Euro karşılığında Bayern Münih’in yolunu tuttu. 2009-2010 ve 2012-2013 sezonlarında lig şampiyonluğu, ardından 2013 yılında Bayern Münih ile UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşadı. 2010-2011 sezonunda Bundesliga’da 28 gol atarak gol kralı oldu. Bayern Münih forması altında çıktığı 115 maçta 75 gol atarak takımının başarısında büyük pay sahibi oldu.

Kariyerinin zirvesinde iken hayatının en yanlış kararlarından birini vererek 2013-2014 sezonunda İtalya’nın mor menekşeler olarak bilinen köklü kulübü Fiorentina’ya transfer oldu. İlk sezonunda 15 maçta 4 gol, ikinci sezonunda ise 32 maçta sadece 10 gol atabildi.

İşte tam da bu anda kariyerinin düşüşe geçmesine neden olan yanlış kararını telafi edecek bir fırsat çıktı karşısına. Yeni bir yapılanma ile tarihin en iyi kadrolarından birini kurmayı hedefleyen Beşiktaş, forvet için ilk aday olarak kendisini belirlemişti. Takımın başına Türk futbol tarihinin en büyük hocalarından Şenol Güneş’i getiren karakartallar diğer takımın eksik bölgelerine takviyeye devam ediyordu.

2015-2016 sezonunun başında Beşiktaş’a transfer olan Mario, gelirken bir çok soruyu da beraberinde getirdi. Son iki sezonunda oldukça durgun bir görüntü çizen golcü oyuncunun Beşiktaş’a gelişi bir transfer fiyaskosu olabilirdi. Fakat olmadı…

Mario o sezon Beşiktaş tarihine geçecek büyük işlere imza attı. Şenol Güneş’e kariyerinin ilk şampiyonluğunu, Beşiktaş’a ise tarihindeki 14. Şampiyonluğu getiren takımın en etkili silahı oldu. Adına besteler yapıldı. Beşiktaş forması altında çıktığı 41 maçta, oyuna sonradan girdikleri dahil, tam 28 gol atarak karakartalların bir sezonda en fazla gol atan yabancı futbolcusu ünvanını aldı. Aslında bu bile başlı başına Mario’nun Beşiktaş tarihine geçmesi için yeterliydi, fakat o bununla da yetinmedi. Sezonun neredeyse tamamını yenilenen mabedinden uzakta, deplasmanlarda geçiren Beşiktaş, son haftalarda yeni stadı Vodafone Park’ın açılışını görkemli bir şekilde gerçekleştirdi. Bursaspor ile oynanan maçta Vodafone Park’da atılan ilk gol yine Mario’ya nasip oldu. Beşiktaş’ın müthiş atağında Sosa’nın attığı nefis pasla Bursaspor kalecisi Harun’la karşıya kalan süperstar, klas bir hareketle rakibini çalımlayıp topu boş kaleye gönderdi.

Vodafone Park’daki on binlerce kartal yürek kendinden geçmiş Mario’nun ismini haykırıyordu; stat hoparlörlerinden yankılanan “ Beşiktaşımızın golüüüü, 33 numaralı formasıyla, Marioooooo “ şeklinde yarım kalan anonsu hep bir ağızdan “Gomeeeeeez” diyerek tamamlıyorlardı.

Beşiktaş’ın şampiyon olduğu sezon, Mario’da ligi gol kralı olarak ve sezonun oyuncusu seçilerek tamamladı. Beşiktaş’a bir yıllığına kiralık olarak gelen, fakat istenildiği takdirde kalabileceği düşünülen Mario’da işler beklenildiği gibi olmadı. Şampiyon olan Beşiktaş kadrosunu koruması gerekirken, şampiyonlukta büyük pay sahibi olan futbolcularının çoğu elinden kayıp gitti.

Beşiktaş sayesinde Alman milli takımına kadar yükselen Mario, babasının durumunu ve ülkede tırmanan gerilimi sebep göstererek Beşiktaş taraftarına veda etti ve kariyerindeki ikinci yanlış kararı verdi. Bundesliga takımlarından Wolfsburg’a transfer oldu. Lig sonuna kadar takımının gösterdiği kötü performansa engel olamayan Mario için sezon oldukça kötü bitti.

Düşme hattında olan takımı güç de olsa ligde kalmayı başardı. Bir sonraki sezon da aynı senaryo tekrarladı. Wolfsburg forması altında iki sezonda çıktığı toplam 52 maçta sadece 19 gol atabildi.

Bir sonraki durağı hikayenin başladığı yer olan Stuttgart takımı oldu. Daha önce şampiyonluk yaşadığı takımının 2018-2019 sezonunda ise Bundesliga 2’ye düşmesine engel olamadı.

Yanlış kararlarla ve sakatlıklarla mücadele ederek geçen kariyeri boyunca zirveyi de dibi de gören Mario, hiç şüphe yok ki Beşiktaşlıların kalbinde yarım kalan bir hikaye olarak yaşamaya devam edecektir.

 

Son söz; her şeye rağmen Beşiktaş’a kattıkların için sana minnettarız, kalsaydın çok daha büyük başarılar yaşayacağımıza neredeyse eminim fakat yine de canın sağolsun. İyi ki Beşiktaşlı olmuşsun, Karakartal Süper Mario…

Kimler Beğendi?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir