Yaşayan SAMSALAR,

Please log in or register to like posts.

Ne diyordu Kafka bir kitabının ilk cümlesinde : “Gregor Samsa bir sabah huzursuz düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.” Oysa bu bir cümleden daha fazlasıydı, bir solukluk canımız olan bizlerin hayatının özeti gibiydi adeta, yaşamın anlamını sormamış sorgulamamış, nefes almak için yaşamış ve onca ağırlığın altında ezilen ruhlarımızın özeti.. Nerde kalmıştık, Efendi Gregor diyordum, yaşadığı hayat, sorumlulukları, kendisinden istenilenler ve karşılığında insan hissetme duygusunu kaybeden bir beden. Kimsenin anlamadığı yahut anlamayı dahi istemediği bir böceğe dönüşünün kısa ve öz hikayesi tüm çarpıklığıyla karşımızdaydı. Sonra mı ne oluyor? ..ve Gregor SAMSA ölüyordu. Büyük bedeniyle çevresindekilerin küçük hesaplarına karşı koyamayarak yalnız, yorgun ve bir başına ölüyordu. Efendi Gregorlar yok mu artık? Bilakis eskisinden daha çok ve eskisinden daha ağır yüklü olan onlarca Gregor Samsa yaşıyor.. Sabah kalktığımda aynadaki suretimde, kalabalıklara karıştığımda uyku mahmurluğunu üzerinden atamamış otobüs şoföründe, sabahın nurunda okul yolunda olup dünyaları sığdırmak için uğraştığı sırt çantasını taşıyan 8 yaşındaki küçük Mehmet’ in omuzlarında, vatan adına millet tarafından hadsiz davranışlara maruz kalan yurdumun polisinin bakışlarında, rutine bağlayarak az etti ki hayatımı satmamı isteyecek müdürümün yüzünde, eve geldiğimde her gün biraz daha yaşlanan pederimin çökmüş bedeninde ve birçoklarında gördüğüm siluet, Gregor Samsa’nın iki ayaklı hali gibiydi. Aylar öncesinde benim için sadece kitap karakteri olan Efendi Gregor her an benimle ve hayatımın akışındaydı artık.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir