KNUT HAMSUN / AÇLIK

 

İnce olmasına rağmen çok daha hacimli bir kitap Açlık. 159 sayfa değil de 500 sayfa okumuş gibi oldum. 1890 yılında basılmış olan bu eser günümüzde hala adından söz ettiriyor.
Monolog şeklinde olan Açlık’ı, bir anlatıcının dilinden okuyoruz. Yazı yazarak para kazanmaya çalışan ve bir yandan da açlıkla pençeleşen bir genç. Çoğu zaman başını sokacak bir evi, mumu veya kalemi olmadığı için yazamıyor ama yine de her şartta yazmaya çalışıyor. Bu anlatıcı bana kalırsa Knut Hamsun’un ta kendisi. Öyle ki; bir insan o açlığı yaşamadan bu kadar gerçekçi anlatamaz. Mümkün değil. Bir hafta hiçbir şey yemediği içmediği oluyor ama yine de gururundan ve namusundan ödün vermeyen birisi. Hak etmediği şeyi kesinlikle kabul etmeyen, günlerce aç da olsa her ikram edileni almayan, cebindeki son parasını başka ihtiyacı olana veren bir insan. Tüm bunları yaparken de kendisi en az dört gündür aç. O kadar aç ki talaş yiyor. Bir yerde diyor ki; “Acı duymuyordum, açlığım acımı uyuşturmuştu.” Ama anlatıcımız o kadar iyimser ki; açlığından dolayı acılarını hissetmemesinin de güzel taraflarını görüyor. En azından etrafımdaki kötü olayları görmüyor, hissetmiyorum diyor. Her kötü durumda bir iyilik mutlaka buluyor. Özellikle her şeye sahip olup kıymet bilmeyen biz günümüz insanlarının okuyup kendi haline şükretmesini sağlayan bir kitap.
Bir çok başarılı yazarlar tarafından sevilen, örnek alınan Knut Hamsun gibi kıymetli bir yazarın, en çok bilinen eseri Açlık, Behçet Necatigil tarafından çevrilmiş. Daha da değerlenmiş.
Bu değerli eser mutlaka kitaplığınızda olmalı💛💫
Sevgiyle, sağlıkla ve kitaplarla kalın💫

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.