“Hayatın bir sanat olduğunu kabul eden bir insanın beyni, bir süre sonra kalbinin yerini alır.”
•
•
Dorian Gray’in Portresi yazarın tek romanı ve benim de ilk Oscar Wilde kitabım ☺️ Kitap o kadar sürükleyici ki okurken bitmesin istiyorsunuz. Üslup, dil zenginliği, karakterlerin harika bir şekilde işlenmesi, altı çizilesi müthiş cümleler ve daha fazlası bu kitap için söylenebilecek bir çok cümleden çok daha azı… 1881’de yazılan bir kitabın günümüzde hala bu kadar etkili olması bile başarıyı gösteriyor. Asırlar sonrasına bile ışık tutmaya devam edecek bir eser. Mutlaka herkesin kütüphanesinde yerini almalı…
•
•
•
Kitabın konusuna gelecek olursak; Dorian Gray herkesi kendine hayran bırakan güzelliğine sahip, bakanın defalarca dönüp tekrar baktığı genç bir adam ve Basil Hallward ise bu güzelliği keşfetmiş, portresini yapmak isteyen başarılı bir ressam. Dorian’ın güzelliğine o kadar hayran kalmış ki Basil Hallward sürekli onun portresini yapmak istemiştir ve en son yaptığı Gray’in portresi tam bir şaheser olmuştur. Öyle ki Dorian Gray bile bu portre sayesinde kendi güzelliğinin farkına varmıştır. O anda kendisinin yerine bu portrenin yaşlanmasını dilemiştir. Nihayetinde dileği gerçek olan Dorian Gray her zaman genç kalmış ve hayatı boyunca işlediği günahlar ve yaptığı tüm kötülükler bu portreye yansımıştır. Dorian bir nevi, güzellik uğruna ruhunu ve vicdanını satmıştır. Bunu her ne kadar geç de olsa kendisi de fark etmiştir ama artık olan olmuştur. Seneler geçmiş olmasına rağmen yaşlanmayan ve güzelliğini koruyan Dorian artık aynaya bakamaz duruma gelmiştir. Aynaya bakarken kendisine nefretle bakar duruma gelmiştir çünkü artık sadece dış güzelliğini değil, yaptığı felaketleri görüyordur aynaya bakarken… Hayatının mahvolmasına sebep olan güzelliğe tiksintiyle bakar duruma gelmiştir.
Kitapla kalın💙









