Feda edip geçmişimi hayaller kurdurdun
Pazarların geleceğimi sattı benim
Zaman işledi sen beni hep durdurdun
Güzelliğin derdime dert kattı benim
Alıp da mavi sırtına uyuttun beni
Şanlı mazin gibi unuttun beni
Bir lokma gibi yuttun beni
Boğazında kalayım ah İstanbul!
Kapıların kapandı bir bir yüzüme
Tepelerin indi teker teker tepeme
Uğramaz oldun vefa semtine
Bu ne iştir ah İstanbul!
Üsküdar yerim dar der
Beyoğlu yârim var der
Tek Karacaahmet gel der
Yer bulamadım kendime ah İstanbul
Gitmek mi kalmak mı soramadım
Sonumu hayra yoramadım
Ne kendime ne sana yaranamadım
Bunun hesabını kim verir ah İstanbul!










Özellikle bu tür gayet açık ve ağır benzetmelerden uzak şiirlerde ahengi ve musikiyi en azından hece ölçüsüyle temin etmek icab eder. Aruz olursa tabii daha iyi olur. Saygılar