Hollanda’da yaşayan harp yüzünden zor zamanlar geçiren, kendisi küçük yüreği büyük Yahudi bir kızın günlüğünü aktarıyor kitap.
Anne Frank yazar ününe sahip olmayı çok istemiş ve bence sonuna kadar hak etmiş fakat bu arzusunu görememiş küçük bir kız. Savaş döneminde geçirdiği sıkıntılı dönemi, bir mağaza müdürünün yardımıyla, mağazanın üst katında kalabalık yabancı insanlarla yaşaması gerektiği 2 yılını günlük tutarak aktarmış.
Dünyanın başka ülkerinde artan yiyecek maddeleri çürüyüp dururken biz niye burada açlıktan ölüyoruz?
Harp zamanı Yahudiler toplama kampına zorla götürüldüğü için saklanmak zorunda kalan bir grup kişinin hayatı, mağaza açılış saatinden kapanış saatine kadar çıt çıkarmadan geçen günlerini, savaşın durumunu radyodan dinlemelerini, küçük ruhuyla insanların onu incittiği olayları, yaşadığı masum ama onun için büyük aşkını ve olgunlaştığı duyguları çok hassas ve narin bir şekilde günlüğüne ve okuyucuya aktarıyor Anne.
2 yıl boyunca bu küçük Gizli Bölme’de hayatını geçiren bu grup insanlara Gestapo tarafından yapılan baskınla toplama kamplarına götürülüyor. Anne’ın günlüğü baskından 3 gün öncesine kadar devam ediyor. Hollanda’nın kurtuluşundan iki ay önce 1945 Mart’ta Anne ve ablası, Bergen Helsen kampında tifüs nedeniyle hayatlarını yitirmişler. Hayatta kalan sadece babası oluyor ve Anne’ın günlüğü bulunduktan sonra kzının farklı bir yanını tanığını ifade ederek kitap haline dönüştürülmesiyle ilgili şunları söylüyor;
‘’Kızımın mahrem notlarının benim için çok kıymetli ve şahsi bir hatıra olduğunu takdir ediyorlar, fakat aynı zamanda Anne’ın bütün insanlığa bıraktığı bu emaneti gizli tutmaya hakkım olmadığını ileri sürüyorlardı.’’
Kitap Can Yücel’in çevirisi olarak Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Modern Klasikler Dizisinde yer alıyor. Anne’ın kaleminin güzelliği kadar Can Yücel’in kaleminin zarifliği de geçiyor okuyucuya. Okuyanı etkileyen bir başka güzellik ise Can Yücel’in önsöz niteliğinde, babası Hasan Ali Yücel’in 1958’de yapılan ilk baskıda kaleme aldığı metni yayınlaması oluyor. Hasan Ali Yücel, Anne için etkileyici cümleler kurmuş ve kitabın önsözüne ışık tutmuş;
‘’Biz de hayatına doyamadan ölen bu zavallı kızcağız gibi insanlığın iyi geleceklerine, aralarında Kabiller bulunsa da Habil kadar temiz ruhlu olanlarının da her zaman var olacağına inanıyoruz. Dileğimiz şudur ki, Habiller’in çokluğu Kabiller’İn ortaya çıkmasına mani olacak kudrette olsun! ‘’
Harika bir şekilde akıcı bir kitaptı herkese tavsiye ediyorum, keyifle okuyun.










