Bir bekleyiştir, almış başını gidiyor.
Ne çaresizliğimin bir adı var ne de sensizliğimin…
Hangi dik yokuştan gözlüyorsun beni,
Hangi karanlığa saklanmışsın?
Yürürüm yürürüm her bir adım,
Adım gibi bilirim, gördüklerim senin adın.
Yeşilinde, mavisinde hepsinde aradığım
Bir sonatın son ezgisi, kahverengi gözlerin.
Aşinasıyım sevgilim, kahvesine gözlerinin.
Galata Kulesi der ki bana ”Onun gülüşü bende”
Emimönü sahil fısıldar ”Kapat gözlerini, kokusunu getirdim.”
Beyoğlu, ayak seslerini almış.
Sonra İstanbul seslenir: ”Boşuna arama; nefesin, saklı bende.”
Çocuksu yanım, ümitli bekleyişim, hiç solmayan rengim.
Bihaber misin benden bilmek isterim.
Aşkın yakmışken bunca,
Sevildim mi sevdim mi bilmek isterim.
Ne gelirsin ne gelmezsin,
Hep oradasın, orada, orada…
Ya hiç olmasaydın gülüşü güzelim?
İstemem bunu, hep orada kal, orada.
Yahut daha hoş bir ihtimal,
Konuver başucuma.









