Aylaklığıma Övgü

0

Bunca Aylaklığıma artık yetmez mi dedim. Bıraksan da yakamı, yapacaklarım şuracıkta bekliyor beni. Aynı aylaklıkla bulduğum cevap, her zamanki köşede, sanki ebedi bir rezervasyonla öylece hazır beni bekliyordu.

Aylaklığımın bana bıraktığı tek şey, Aylaklığın düşünde kalmak. Hep düşteyim, düşler masalında, bitmeyen bir rüya gibi, Aylaklığıma direncimin kırılganlığı da bundandır ya. Uyanmayı kim ister, hem kolay mı ki öyle uyanmak, birden bire çöl ortasında kala kalmaktır bu, güneşin ziyası altında bir damla su diye inlersin.

İnsan biraz da alışkanlığının çocuğu, biraz belki de az kalır. Aylaklık da ordan siner üzerine, öyle ki etine, kemiğine siner gibi siner. Hani deride olsa kazırsın onu bıçakla, damarlarındaki kan gibi, beynindeki sinirler gibi bu, parçandan bir parçadır Aylaklık.

Alttan alta yapılacaklar rahatsız edicise de, ötede donmuş parmak uçlarına ilk anda değen sıcaklık var ya, onun mutluluğunu bir an için yaşatması, onu sevmeye bırakır seni. O bir an içinde donan hücrelerinin bütün sızısı unutulur gider.

Hadi bu kadar övmeyeyim Aylaklığımı, ama itiraf edin sizde seviyorsunuz Aylaklığınızı. Bizi bizde tutan belki de tek şeydir de, ondandır ona sevgimiz.

Bu gece de payıma düşen, üzerime çekilmiş battaniyem, bilgisayarımda açık filmle Aylaklığımın tadını çıkarmak. Tezi kim yazacak diye soran iç sesime, her zamanki cevabım, şimdi zamanı değil, keyfine bak.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.