Belki

0

İnsanoğlunun dilinden düşürmediği kelimelerden  en popülerlerinden birisi de ‘belki’ dir. Belki kelimesi o kadar anlam içermesine rağmen sadece beş harf iki heceden oluşması da hiç adil değildir aslında. Çoğu insanın içinde barındırdığı umut, özlem, ihtimal, kırgınlık ve çaresizlik  duygularına rağmen belki kelimesinin ağızdan bir çırpıda çıkması da tartışmaya açık bir husustur. Bu kadar anlam taşıyan bir kelime nasıl olur da bir çırpıda ağızdan çıkar aklım almıyor açıkçası. Hal böyleyken bu kadar can alıcı bir kelime bazı insanların umutlarını yeşertirken bazı insanların da ayakta kalması için tutunduğu bir parça umudu da hunharca ellerinden alıp ayaklarının altına alıyor arsızca. Dışarıdan çok basitmiş gibi gelen bu kelimenin derinlerine inince anlıyor insan kelimenin ağırlığını…
Aciz olan insan gerçeklerden korkup kaçan insandır. Bu yüzden de bu kelimeyi ağızlarına almaktan çekinmeden manevi ağırlığını ayaklar altına alarak yüzeysel olarak söylemekten de çekinmezler. Her kaçışın bir de yakalanışı vardır. Bu denli korkak insanlar kendilerini avutadurururken aniden ‘belki’ kelimesi ‘ben buradayım’ diye haykırarak bu kelimeden kaçan insanları hunharca ağına alıp acı gerçekle yüzleşmelerini sağlar. Bu gerçeğe hazır olmayan korkak insanlarımız da ayakta kalmak adına tutunduğu umudu da o kelimeden kaçmalarının cezaları olarak ellerinden yitirirler. 
Korkup kaçarak nereye kadar gidilebilir? Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki kaçan kovalanır hesabı…Her kaçtığımız konu bizi kovalayarak yakaladığında bunun intikamını bizden ağır bir şekilde alıyor.
İnsanoğlu aciz bir varlık olmamalı esasen. Ayaklarının üstüne sağlam basarak meydan okumalıdır ‘belki’ kelimesine.. Kaybedecek fazla şeyimiz yok aslında.. Her başlangıcın bir sonu olduğunu düşünerek korkularımızla yüzleşmeliyiz. Yalnız mı kalacağız? Olsun kalalım. Zaten bu dünyadan yitip giderken de yanımızda kimse kalmayacak…

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.