birbirine kitlenen iki yol, mesafesiz
gökyüzüne çok uzak, pencerede iki damla
beton kaldırımlarda bir papatya
yürüyen ağaçlar tırmalayan yapraklar, sonbahar külleri
taşradan metrobüse uzanan hikayelerle dolu kalpler
kuru mendilden su şişesine manilerle dolu geçimler
kedigillerden güzel bir eminönü manzarası
şu minibüs galatadan geçer mi ağbi
tramvaydan gülhaneye sevgi döken raylar
bir çay bir trileçe bir de sen
biraz da anılarımız canlanır işte.
seni seviyorum
hepsi bu.









