İlk yazıma nasıl başlasam bilemedim aslında ama sonra dedim ki kendime; sen zaten futbol maçını değerlendireceksin girizgâhı uzatmaya gerek yok.
Beşiktaş’ın geçen haftaki farklı Mersin galibiyetinden sonra bu haftaki Trabzon maçında yine favori Beşiktaştı. Hükümet’e darbeden yargılanan çArşı grubunun Doğu tribününde boydan boya açtığı “Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez” yazılı al bayrağımız ve hep bir ağızdan okunan İstiklal Marşı’ndan sonra maç başladı. İlk dakikalardan itibaren Trabzon kalesini ablukaya aldı fakat Onur yine mükemmel kurtarışlarıyla ilk yarıda gole izin vermedi. Trabzon da skoru bozamayınca devre berabere noktalandı. Maçın geneli bir orta alan mücadelesi gibiydi aslında ayakta kalan kazanacak gibiydi. Beşiktaş pas yapmaya Trabzon hızlı oynamaya çalıştı. İkinci yarının başında üç pasta topu Yusuf’la buluşturdular ve o da Tolga’nın sağından topu filelere bıraktı. Ardından bikaç dakika geçmişti ki Quaresma’nın akıl dolu şutu Onur’un aklını aldı. Top önce uzak direğe çarpıp sonra ağlara gitti. Fakat daha gole sevinemeden hakemin “nizami kural” uygulaması sonucu oyundan atıldı. Quaresma oyundan çıkarken tribünler Quaresma diye inliyordu. Evet hatalıydı belki ama bu hata birtek bu forma altında bu kadar kolay cezalandırılabilirdi. Velhasıl bu dakikadan sonra Trabzon yüklendikçe yüklendi. Şenol Hoca bir iki müdahale yapmaya kalksada yorulan Beşiktaş fazla direnemedi. Gökhan’ın nedenini anlamadığım şekilde Erkan Zengin’in önüne indirdiği topta Erkan harika bir şut çekti. Topun gol olması bir yana çektiği şutun hızı saatte 133km olarak belirlendi. Ve bu gol de maçın skorunu belirledi. Şüphesiz maçla ilgili akılda kalanları şöyle özetleyebiliriz; hakemin ilginç kararları, kolayca çıkan ikinci sarı kart, Quaresma’nın akıl dışı golü, Oğuzhan’ın çizgide akıllara zarar çalımı, Erkan’ın hız sınırlarını altüst ettiği mükemmel şutu ve golü. Tabi bunların önünde iki şey daha var; Beşiktaş’ın “Şehitler Ölmez” yazısıyla sahaya çıkması ve Doğu tribününde boydan boya açılan “Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez” yazılı al bayrağımız…









