Bir Martı Çığlığında

Bir vehmin ortasında
Düne dair bir hayıflanma ile
Bugüne dair bir belirsizliğin sarkacında
Umut edebiliyor musun nefes almayı?
Belli belirsiz bir anda ;bir martı çığlığında geçmişe dair bir anımsamayla
Üsküdar vapurunu bekleme telaşında
Sabah mahmurluğunda, iskelenin dinginliğine düşen bir vapur düdüğünde
Pür telaş büfeden alınan gazete ve sıcak simit kokusuna karışan deniz esintisinde
Hırçın dalgalı bir denizin ortasına
Buğulu bir camdan bakmak gibi.
Tadını çıkara çıkara kıyıdan güverteye gitmek
Ya da alelacele vapura yetişmek ikileminde..
Bilmem hangi Anadolu rüzgarını
Kekik kokusunu
Eşlik ettirmeye çalışıyorsun yalnızlığına…
Kısa bir zaman diliminde
Dalgalı denizde salınan bir beşik içinde
Güvenli bir limanı hatırlatan kuytu bir köşede
Rayihasına kapılıp gittiğin bir sonbahar
Bulur mu iklimsiz bir esintide?
Olabildiğince sarı, turuncu, kahve ve mürdüm renginde
Ya da aşinamınsın heybende
Taşıdığın hikâye kahramanına
Yoksa sen misin bu hikâyenin kahramanı?
Üsküdar’dan Eminönü’ne açılan tarihi bir yolcukta…
Sirkeci’nin silüeti,Gülhane’nin asaleti, Sultan Ahmet’in heybetinde..
Bir süvarinin toynak sesleri yankılanırken Arnavut kaldırımlarda…
Müptela olduğun bir kitabın kokusunu ararken sahaflarda
Çocuksu bir heyecanla ve ilgiyle
Gezinirken lale erguvan cümbüşünde…
Sahi bu bir umut mu?
Yoksa özlenen bir martı çığlığı mı?
Ya da İstanbul mu?

Fotoğraf alıntı: https://images.app.goo.gl/2BBuRw2MBV9wCxMj7 (03.04.2021)
Durdu AKDEMİR İNCE

Etiketler:
Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.