Bir Melâl Sarmalı

BİR MELÂL SARMALI
Kim bilir hangi mevsimdeyim?
Uçsuz bucaksız bir özlemdeyim
Neden ve niçin diye sormaya
İmtina ettiğim bir eşikteyim
Mevsimlerde ruhum gibi
Bir sıcak bir soğuk
Olabildiğince yeşile bürünmüş yollar parklar
Sanki en nihayetinde istenen emeli hatırlatıyor.
Cennetten bir köşe gibi kurulmuş ağaçlar
Bilmem bu ömrün fasl-ı hazanı mı?
Yoksa nev bahar öncesi bir uyanış mı?
Bir melal sancısı mı yoksa bir alışma ve kabullenme mi?
Belirsizlik, nihayetsiz bir belirsizlik, yalnızlık ve özlem…
Zaman akıyor, yaşam devam ediyor
Geçen geçip giderken
Bazı şeyler anılarda kalıyor
Bir üveyiğin ürkekliği, bir Yusufçuk kuşunun sesi
Ta ötelerden haber mi getiriyor?
Belirsiz hayaller, tükenmeyen hezeyanlar
Tam bitti derken yeniden başlayan kederler
Hiçbir kederin, insanı yokluğuna alışmak kadar
Ezip geçmediğini
Çaresizce bekleyişlerde
Bütün gördüklerini tanıdık bir siluete benzetişte fark ediyor
Özlemenin de sevmek kadar bir ömür süreceğini
Aşılamaz mesafelerin gün geçtikçe artışında fark ediyor
Bu yüzden dilden(gönülden) bir elvedaya döndürmeden
Yarım kalan bir ayrılığa kapı aralıyor
Belki bir gün yeniden kavuşmak umuduyla
Her günü hakkıyla yaşamaya karar veriyor.
Durdu AKDEMİR İNCE/Asudebahar@

Etiketler:
Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.