Saat 25’e 61 geçiyor.
Kavramları sarıyorum sessizce, bir kutuptan başka bir kutba yolculuk kaç hece
*
Kalabalık bir kuş sürüsüne tutunup
uçmalı bu mevsim
*
Rüzgarın tınısı girerse kahve kokulu hayatlara son dem vurur alevli rüyalar
*
Çölün rengine bürünen bir yüz
kaç yüz damlayı özler
*
Ay ışığına aldanıp kaçan gönüller gökyüzünün muhteviyatına hapsolur
kanımca
*
Basitçe anlatmak bir hissi
kalburüstü eylemlere dönüşmeden
safça
*
Yeryüzünün gizemli anahtarı konmuş kalbine
kağıda defnedilen sevgiyle beslemek
yersiz
*
Bu hikayenin sonu
ve’den sonra hep bir hazin hep bir hüzün
-biraz da kahve.









