Bir Temmuz Güncesi

Edebî anlamda bir şeyler üretmeyeli epey uzun zaman oldu.
Öyle ki artık yazma yetimi kaybettiğimi düşünerek gizli bir tedirginlik duyuyorum.
Belki de bende olduğunu varsaydığım bu kabiliyetten yoksundum.
Kendimi değerli görmek için belli olmayan bir yerlerimden böyle bir kabiliyete sahip olduğum palavrasını yarattım. Emin değilim.
Lakin daha önce kaleme aldığım metinleri anımsadığım vakit ortaya güzel işler çıkardığımı düşünüyorum.

Bazen büyük yazarlar kısır döngü içerisinde bulurlar kendilerini ve uzun süre boyunca tek satır dahi yazamazlar

“Ee çocuk ne yani kendini büyük yazarlarla mı kıyaslıyorsun?”

Olabilir, büyük bir yazar olmadığımı kanıtlayamazsınız öyle değil mi?
Esasen bunu kendim bile kanıtlayamam. Aksi durum için de geçerli olan bir tez.

Hayatım zaten saçma sapan tezler üstüne kafa yorarak geçti.
20 yıllık ömrümde böyle içi boş yahut doldurulması bayağı uğraşlı olacak tezler üstüne düşünmekten yapmayı plandığım hiçbir haltı doğru düzgün yapamadım.

Liseye geçeyim şunu yaparım, üniversiteyi kazanayım bunu yaparım, öğretmen olayım onu yaparım…
Gidişat gösteriyor ki tasarladığım eylemlerin çoğu yalnızca basit hülyalar olarak kalacak.

Bu yıl zannediyorum kazanamayacağım Türkçe öğretmenliğini.
Yani yapmayı hedeflediğim birtakım idealleri sonraya ertelemek durumunda kalacağım.
Zira tek atımlık kurşunum kaldı ve istediğim bölümü kazanmak dışında kurtuluş yolum yok.

Her şey istediğim gibi giderse-Hayatta hiçbir şey planladığın gibi gitmez çocuk!-
düşlediğim hayatı otuzlu yaşlarıma ayak bastığımda yaşamaya başlayacağım.

Bu cümleleri yazarken aklıma sevdiğim bir yazarın şu sözü geliyor: Biz planlarımızı yaparken, hayatın da kendi planları olduğunu hesaba katmamıştık.

  • Çok güzel bir günce olmuş. Kendi iç konuşmanı bizlerle paylaştığın için teşekkür eder, hayalini kurduğun Türkçe Öğretmenliği bölümünü kazanmanı dilerim.

    Yanıtla
Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.