Bu Sabah Çok Farklı

Please log in or register to like posts.

Bu sefer her şey farklı.
Bu, diğerlerinden çok farklı.
Bu uyanış her sabahkinden çok farklı.
Bu sabah diğerlerinden çok farklı.
Ailenle, arkadaşlarınla mutlu bir hayat sürüyorsun veya mutlu bir hayat sürmek için başına ne gelirse gelsin çabalıyorsun. Hayatında güzel günlerinden bir gün daha yaşamışsın. Dünyaya bu, akşama kadar belirli meşkalelerin ve arkadaşlarınla vakit geçirmişsin ve akşam olduğunun farkına bile varamadan gün bitmiş. Eve doğru yol alıyorsun. Eve girdikten sonra içeridekilere selam verip yorgun olduğunu söyleyerek odana çekiliyorsun. Geceliklerini giyip yatağına yatıyorsun. Yüzünde tatlı bir gülümseme ile geçirdiğin günü düşünüyorsun. Yüzünden mutluluğun fazlasıyla hissediliyor. Yarın yapacağın şeyleri planlıyorsun kafanda. Bunları planlarken uykuya dalıyorsun. Ölümün yarısı olan o uykuya.

Bugün de bu gerçeklikten uzak durarak yaşadın, bir gün her şeyin biteceğini bile bile. Bir gün her şeyin anlamsızlaşacağını bile bile. Ölüm haberleri aldığında çevrenden “Allah rahmet eylesin” deyip geçiyordun, bir gün gelip kapını çalacağını bile bile. Elden gelecek olan şeyin bir Fatiha’dan başka bir şey olmadığını bile bile. Ağzının tadını kaçıran ölümü çokça hatırlayamadın. Geçen onca seneler içinde geldi aklına birkaç kere belki. Ürperdi tüylerin, yüreğin sıkıldı. Dağıtmaya çalıştın aklına gelen şeyleri. Gerçeklerin değiştirilemediğini bile bile . Dünyanın güzelliğine aldanmış ahiret yokmuş gibi davranıyorsun fakat geldi, o gün geldi işte.

Bu sabah diğerlerinden çok farklı.

Sabah namazı vaktinde aniden kendini oturma odasında buluyorsun. Kalkıp yatağına gitmeyi aklından geçirip harekete geçiyorsun. Odana girdiğinde yatağında birinin olduğunu fark ediyorsun. Bu duruma anlam veremeyip yaklaşıyorsun yatağa doğru. Yorganı biraz aralayıp yatan kişinin yüzüne bakıyorsun. Gözlerin yalan söylemediği hallerden biri bu. O sensin. Bu sabah sen uyanamadan ölüm uyandırmıştı seni. Seni gerçek olana uyandırmıştı. Artık o gerçek bildiğin dünya senin için bir anlam ifade etmiyor ve köşeden takip etmeye başlıyorsun olanları. Rüya olduğunu düşünmek istiyorsun ama bu sabah öbürkülerden çoook farklı.

O sırada annen odanın kapısından her zamanki gibi “yavrucuğum sabah namazı” deyip gidiyor. Bir müddet sonra baban içeriden seslenerek sabah namazını tekrar hatırlatıyor sana.
Dedim ya bu sabah öbürkülerden çok farklı. Her zamankinden farklı olarak kalkmak istiyorsun fakat … Annen namazını kıldıktan sonra kapıdan içeri girip yüzünü okşayarak “yavrum sabah namazı” diyor. Yüzünün soğukluğunu o öpülesi ellerinde hissediyor. Gözlerinden yaşlar süzülüyor o güzel yanaklarına. Annenin hıçkırıklı ağlamalarını duyan babanda odaya girip neler olduğunu anlamaya çalışıyor. Annenin yanına çöküp kalıyor dağ gibi baban. Ağızların tadını kaçıran o şey gelmişti artık sizin eve de. Belki erken gelmişti, belki de geç. Ne fark ederdi ki kaçırmıştı ağızların tadını.

Bu sabah diğerlerinden çok farklı. Bu sabahın akşamı yok artık senin için. Bu sabah kalkmak istemediğin sıcacık yatağından kaldıramıyor kimse seni. Acı gerçek gelip bulmuştu artık senide. Bu ölümle, dünyaya ait işlerin sıfır ile çarpılmıştı. Baban mahallenizin camisine gidip sela için imama haber veriyor. Bu sefer teneşir masası senin için hazırlanıyor, bedenin yıkanıyor ve kefenleniyor. Bu sefer tabutun kapağı senin için açılıyor. Öğle ezanından önce sela işitilmeye başlanıyor caminin hoparlöründen. Bu sefer senin ismin zikrediliyor sela sonrasında alışılmışın dışında. Musalla taşına bugün bir tabut daha konuluyor. Cenaze namazı kılınıyor ve tabut sırtlanıyor. Omuzlarda sarsıla sarsıla götürülmeye başlanıyorsun. Çukur çoktan hazırlanmış seni bekliyor. Birer taraflı tutup indiriyorlar ve sağ tarafına yatırıp kıbleye çeviriyorlar yüzünü. Biliyordun gidilecek yeri de , dönülecek yeri de fakat ölüm geldi çattı işte. Dokuz tahta sırasıyla dizilmeye başlanıyor. 1, 3, 5, 7 derken ışık azalıyor, azalıyor. Son tahtayı da koyuyorlar ve artık seni dünya ışığından da mahrum bırakıyorlar. Kürek kürek toprak atılmaya başlanıyor üzerine. Aceleci mi davranıyorlar ne ? Toprağın tahtalara çarpıp çıkardığı ses etraftakilere de korku veriyor anlıkta olsa. Yığılıyor toprakların hepsi, üstündeki yükler yetmezmiş gibi üstüne. Bir Yasin-i Şerif okunuyor başında ve peşine bir kaç dua. Hoca telkinleri vermeye başlıyor baş ucunda. Ayrılık vakti. İmtihan başlamıştı ve bugün bitti.

Kimler Beğendi?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir