I.
Nereden geldiğini bilmediğim bir şiire
Seni yazacağımı bilmezdim
Bizimki bir başka
-tutku, şehvet, çocukluk
Gözyaşlarımın hepsi tükendi
Sana verebileceğim sadece çürümüş ruhum
Birinin sana sarıldığını düşünmek bile
Zehrimi içine akıtma isteğimi artırıyor
Ve ağlıyorum
Gözyaşlarım tükenmesine rağmen
Yok, hayır
Aslında bizimki bir başka değil
Seni tanıdığıma eminim
-tutku, şehvet, çocukluk
Aynalardan yansıyan gözlerden daha fazla tanıdığıma
Yemin ederim
Ve yine ağlıyorum
Yağmurlar tükenmesine rağmen
Tek istediğim sende kaybolmak
Söyle bana, böyle uzak böyle yanarken
Sana nasıl dokunabilirim?
Yalvarırım söyle
Bu çirkinlikte bir ceset gibi yaşarken
Araf’ta nasıl ölebilirim?
II.
Cenneti yaşarken
Tenindeki cehennemi merak ediyorum
Keşfedilmemiş o kadar çok şey var ki
Olamayacağımızı bile bile
Kendimi Araf’a hapsediyorum
Yemin ederim dudağındaki zembereği
Düşünmeden on binlerce kez öperim
Ne çok yanıyor içim
Hayat böyle bir şey miydi?
Gözün gözüme değmeden
Bana bunu nasıl yaptın bilmiyorum
Her parçam senden nefret ediyor ve
Her parçam sana sarılmak için koşuyor
Islak ve sıcak doğuşumuza
Fısıldıyorum
Biz henüz ölmedik









