Bu ülkede yaşayan insanlar son zamanlarda hiç olmadıkları kadar birbirlerinden uzaklaştı adeta birbirlerine karşı sınıf oluşturdular. Yıllarca Türkiye’de yapılan sağ sol ayrımında dahi herkes yeri geldiğinde aynı tastan çorba içebildi, dost olmayı başarabildi. Peki şimdi bu insanlara ne oldu?
Ne oldu da kardeş kardeşe küstü? Ne oldu da dost dosta sırtını döndü? Ve ne oldu da Müslüman Müslüman olduğunu unuttu değerlerini kaybetti?
Evet yalan, kirli oyunların oynandığı mecra dediğimiz siyaset evimizin içine kadar girdi. Zaten çoktandır okullarımızın içine girmiş yeterince ortamları bulandırmıştı. Şimdi de çirkin bir şekilde insanların arasında dolaşmaya devam ediyor…
Peki kelime anlamıyla masum gözüken bu şeyden nasıl kurtulacağız? Ya da kurtulmak yerine bununla nasıl baş edebileceğiz?
Ben bunun çözümünü tek kelimeyle; SAYGI olarak nitelendirebiliyorum.
Düşüncenin, fikirlerin kölesi olmak yerine mesnetsiz konulara girmeyi bırakmalı etrafımızdakileri kanalize etmeye son vermeli, kendimiz ve toplumumuz için önemli bir adım atmış oluruz. Sadece siyasette de değil bu dünya kimseye hegemonya yapacak kadar önemli bir yer değil.
Başkalarının siyasi menfaatleri uğruna kukla gibi yaşamaya son vermeli ve yarın bugün değişebilecek kadar kisve şeyleri kendimize şiar etmemeliyiz. Esasında kendi hürriyetini ve özgürlüğünü önemseyen insan saygı çerçevesini de en iyi bilebilecek(!) insandır. Selametle…










merhabalar, yazınız ilk başta çok yalın ve düz hissettiriyor. fakat akabinde sona yaklaşırken, hemfikir olmamızdan mı kaynaklandı bilmiyorum şu ifadeleriniz “Başkalarının siyasi menfaatleri uğruna kukla gibi yaşamaya son vermeli ve yarın bugün değişebilecek kadar kisve şeyleri kendimize şiar etmemeliyiz.” şahsımı mest etti. kaleminize kuvvet.
yorumlarınız için çok teşekkür ediyorum.