Devletinin bekasının kardeşiyle olması için kendisini katleden Padişah

0
Bir padişah düşünün yedi düveli kılıcının kınıyla titretecek kadar güçlü ve onunda bir kardeşini birde padişahın devletini. Kardeşi anasından kalan canı; devleti atasından kalan mirası, malı. Devletinin bekası için kardeşini katletmek zorunda lâkin bu onun için hayatında yapabileceği en zor fiil. Çünkü kardeşi canı. İnsan canından vazgeçer mi? Ama diğer tarafta devleti. İnsan devletinden vazgeçer mi? Padişahin ağzında zehir var. Aşağı tükürürse sakalına yukarı tükürürse bıyığına gelecek. Padişah ise bu koca ikilemden çıkamayacağını anlıyor ve karşısındaki çıkmaz sokağa giriyor. Kolaya kaçıyor zehri yutuyor, fedakarlık yapıyor kendini öldürüyor. Yedi cihandan sakındığı devletini canına emanet ediyor, canını hiçe sayarak. Bunu yaparken aldığı hazzı ne dünyayı titretirken almıştı ne de başka birşey de. Tarihin olmayan satırlarına kendini ” Devletinin bekasının kardeşiyle olması için kendisini katleden Padişah” diye yazdırıyor. Veyahut olan satırlarında bunun bir benzerini yapan bir Osmanlı şairi Beşir Fuad.

Şimdi siz söyleyin bu Padişahın yeri neresi?

Yaşamadan bilecek varsa ışık yaksın…

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.