Hep çocuk olmak isterdik , küçükken gökyüzünde bir uçurtma, büyüyünce koca bir dünya…Nasıl geçti onca anılar?Geçmeyen zamanlar, unutamadığımız anılar.Hep unuttuk diye kandırdık kendimizi , unutmadık geçmişimizi.Ne zaman aklımıza gelse çocukluğumuz, düştüğünde dizi kanayan çocukları anımsadık.Bazıları düşerken dizi kanadı diye ağlar bazıları ise ”Bir şey olmadı bana” diyip kendisi kalkardı.Çocukluktan belliydi sanki hangimizin daha güçlü, hangimizin zayıf olduğu.Kanayan dizlerimiz bile anlattı her şeyi.Ya ben?Düşünce ağlayanlardan mıydım?Kendi başına kalkıp yoluna devam eden mi?Ya birilerine ihtiyacım oldu, ya bana bir kendim lazımım düşüncesiyle tek başımıza yürüdüğümüz oldu.Ya da ikisi birlikte, bazen kanayan dizimizin acısını hissetmedik bazen hıçkıra hıçkıra ağladık.Ya pek geride kalan umutlarımız?Dizi kanayınca ağladığımız zamanlar daha da masum değil miydik?Şimdi kim düşürdü beni diye etrafımıza bakar olduk.Her şeyi başkasınnda aramaya başladık.Oysa hep kendimiz düştük, birinin çelme takmasıyla değil de ; dikkatsizliğimizden oldu bence.Tutunmayılıyız sımsıkı hayata.Bırakmamalıyız ne pahasına olursa…










