Bugünlerde severek okuduğum bir kitap için kurdum bu tekerleme gibi başlık cümlesini.
Düşünceleri yakalayabilir miyiz? Yakalarsak yazabilir miyiz? Yazarsak karakterimizin zihnini izleyebilir miyiz?
Endişelenmeyin, karmaşık gibi görünen bir başlangıca rağmen aslında basit, çok basit bir teknikten söz edeceğim; Bilinç Akışı tekniğinden…
Tekniğin kavram anlamına baktığımızda şöyle bir tanım ile karşılaşıyoruz:
“Öykü, roman ve benzeri yazınsal türlerde insanı, düşüncelerinin dümdüz, zamansal ve mantıksal akışı içinde değil, iç dünyasının, bilinçaltının gerçekliğiyle yansıtma ereğini güden, iç konuşmalara, biçimbozumlara dayalı anlatma yolu.” (Google)
Bugünlerde Virginia Woolf’ un ‘Dalgalar’ isimli kitabını okuyorum. Geçen yaz da Oğuz Atay’ dan Tehlikeli Oyunlar’ ı okumuştum. Her iki eser de, Bilinç akışı tekniğinin en önemli örneklerinden.
Eserlerde dikkati çeken kahramanların iç dünyalarına geçiş yapabilmemiz. Günlük hayatta düşüncelerimizi biraz takip edersek anlayacağız ki; düşüncelerimiz belli bir mantık ya da kronolojik zamanda ilerlemiyorlar. Genelde, eğer bir konuya odaklanmamışsak, sıçramalar şeklinde düşünüyoruz. Teknik de tam olarak buna dayanıyor zaten. Belli bir mantık sırası ya da kronoloji gözetmeksizin akan düşüncelere misafir oluyoruz.
Okurken zaman zaman zorlayıcı olmasına rağmen okuduktan sonra lezzet bırakan bir teknik.
Biraz araştırma yaptığımda tekniği pek çok yazarın kullandığını gördüm. Türk edebiyatında Recaizade Mahmut Ekrem, Peyami Safa ve Tanpınar, Adalet Ağaoğlu, Orhan Pamuk, Leyla Erbil ve elbette Oğuz Atay….
Dünya edebiyatında ise James Joyce ve Virginia Woolf başı çeken isimlerden.
Olay örgüsü karakterlerin zihinlerinden geçen düşüncelerle örülüyor. Ancak tıpkı günlük hayatta olduğu gibi… Düşünceler akan bir nehir misali, mantık ve zaman sıralamasından yoksun.
Düşünceleri takip etmek ne kadar zorsa, bu türü okumak da o denli zor ancak zevkli.
Belki bir gün ben de düşüncelerimi yakalayıp yazarım. 🙂
Esen kalın.










Hocam, kaleminize sağlık. Her geçen gün daha iyi yazıyorsunuz. 🙂
Teşekkür ederim Mustafa hocam 🙂 Mutlu oldum 🙂