DÜŞÜNEN VAR MI?

0

Doğrular, inançlar ve kararlar… Hayatımızı nasıl da şekillendiriyor tüm bunlar. Biz aslınsa inançlarımızla, kararlılıklarımızla varız. İnsan dediğimiz inançlarının toplamı. İnançlarımızla yazıyoruz hikayemizi. Bizi biz yapan, hikayemizi bizim kendi hikayemiz yapan her şey, istisnasız her şey tutunduğumuz can simitlerimiz. Onlar olmasa batıp gideceğiz hayatın içinde. Nefes alamayacak ve boğulacağız.

Ya doğru bildiklerimiz yanlışa giden yolun taşlarıysa ve bizi yanlışın azametli diyarına götürüyorsa?

Sorgulamadan, üzerinde düşünmeden ve hakkında kafa yormadan kabul edip onayladığımız ve yapı taşlarımız haline getirdiğimiz düşünceler, inançlar yanlışsa.

Kitlesel kabullenişleri özümüzün süzgecinden geçirmeden onaylamamız ne kadar doğru?

Herkesin yürüdüğü yolun emniyetinin farkına varış mıdır bizi buna sürükleyen?

Altı boş bir muhalefet değil savunduğum. Kitlesel inançlar yıkılamaz tabular olmaktan öteye geçmeli.

Bir düşünce ile karşılaştığımızda onu inanç haline getirmeden önce farklı kaynaklardan doneler ile biraz araştırmanın insana katacağı özgürlüktür savunduğum.

Ve aklımda yankılanıp duran bir ayet:

‘ Andolsun Biz Kur’an’ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı? (Kamer Suresi, 17)’

 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.