ELIAS CANETTI – KÖRLEŞME

0

Canetti’nin 26 yaşındayken yazmaya başladığı romanı; Dünyasız bir Kafa, Kafasız bir Dünya ve Kafadaki Dünya  olmak üzere üç bölümden oluşuyor. Türkçemize Oğuz Atay’ın tavsiyesiyle çevrilmiş. Gerçekten ne kadar teşekkür etsek az…

Çevirmen Ahmet Cemal ile Oğuz Atay görüşmek istiyor ve onu hiç tanımamasına rağmen buluşma talep ediyor. Buluştuklarında ise Oğuz Atay; ”Bu romanın aslı Almanca. Ben İngilizce çevirisini bir solukta okudum. Şimdi sen en kısa zamanda romanın Almancasını getiriyorsun ve yine en kısa çeviriyorsun. Müthiş bir yazar, romanı da öyle!” diyor Ahmet Cemal’e, Körleşme kitabının İngilizcesini çıkardıktan sonra. Oğuz Atay çevirinin tamamen bittiğini göremeden hayatını kaybetmiş ama en azından kitabın çevrilmesine vesile olmuş.

Romanın dili basit, kolay anlaşılabilir fakat derin anlamlar içeriyor.

Kitaplarına çok değer veren, dünyada başka hiçbir şeyi umursamayan Profesör Kien, kitaplarıyla ilgilenmesi için tuttuğu hizmetçi ile sırf o bayanın kitaplara ne kadar değer verdiğini gördüğü için, normalde asla kadınlarla işi olmaması ve evliliği düşünmemesine rağmen evlenir ve bütün olaylar bundan sonra başlar.

Kitabın adının neden Körleşme olduğuna gelirsek…Bunun da nedeni ana karakterimiz Profesör Kien’in en büyük korkusu bir gün kör olmak ve kitaplarını okuyamaması…Çünkü onun için kitaplar olmadan hayatın hiçbir anlamı yok ama yaşadığı bazı olaylardan sonra Kien Körleşme’yi bir kaçış yolu olarak görüyor.Evin içinde gözleri kapalı bir şekilde dolaşmaya başlıyor, kitaplarını gözü kapalı bulacak düzeye geliyor. Bu kısımla ilgili kitaptan bir alıntı yapmak istiyorum; ”Körlük, zamanı ve mekanı alt etmeye yarayan bir silahtır; varlığımızın tek kaynağını duyularımızla, gerek yapıları gerekse kapsamları bakımından pek yetersiz olan duyularımızla kavradığımız birkaç kırıntının dışında, sonsuzluğa dek uzayıp giden bir körlükte bulur. Evrende egemen olan kuram, körlüktür. Körlük, birbirlerini görmeleri halinde beraberlikleri düşünülemeyecek nesnelerin ve yaratıkların yan yana bulunabilmelerine olanak tanır. Zamanın artık çekilmez olduğu; taşınması olanaksız bir yüke dönüştüğü noktada koparılabilmesi, ancak körlüğün yardımıyla düşünülebilir.”

Bu başyapıt insanı kendisine hayran bırakıyor. Okuduğunuz için asla pişman olmayacağınız bir kitap var karşınızda. Ve yine bir alıntı ile bitirmek istiyorum; ”İster her şeye sahip olmayı dileyin, ister hiçbir şey istemeyin, siz de, ne denli küçük olursa olsun bir iyi niyet belirtisinin değerini bilin.”

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.