İnsan, ‘‘iki kulak + iki göz +bir dil +bir kalp + bir akıl=insan’’ gibi basit bir formül olarak gözükmektedir. Tek bir formülü olan insanın içinde ki elemanların öncelik sırasına göre yer değiştirmesiyle çeşitli insan modelleri ile karşılaşmaktayız. Örneğin göz elemanını önceliğe alan insanın hayatında daha çok çevreyi gezerek, dokunarak keşfetmek daha önemlidir. Dil elemanını önceliğe alan daha çok kendisiyle, çevreyle, hayvanlarla konuşmaya önem verir. Kulak elemanını önceliği olan daha çok susmayı ve kendi dünyasını ve başkalarının dünyasını dinlemeye önem verir. Örnekleri peş peşe sıralayabiliriz ama benim asıl bahsetmek istediğim iki insan formülüdür. İlk bahsedeceğim formül, yazılımı başta ki formülden farkı yoktur sadece artı sembolünün yerini eşitsizlik almıştır. Bu formda ki insan tipi kendi ile yaşam arasında ki dengeyi kuramaz. Zaman kavramı onda doğru işlemez. Hayatında hep bir geç kalınmış duygusu içerisinde benliğini büyütmeye ve kendini ‘yapabileceğim bir şey yok’ söz ile avutur. Kendi dimağlarında ki fikirlerin tek doğru olduğuna ve bunu diğer insanlara kabul ettirmeye çalışır. Geleceğe ses olmak gibi niyeti yoktur. Bugünün maddiyatının onu ne kadar mutlu ettiği ile ilgilenir. Her çeşit toprak karışımından yaratılmış bedenini çorak, verimsiz toprak haline getirir. Diğer bahsedeceğim insan modelinde ki formül ise ilk bahsettiğim formülde ki eşitsizlik yerine eşitlik koyulmasıdır. Bu elemanlar arasında ki eşitliğin olduğu insan modelinde, insan insanın kurdudur tezini çürütmektedir. İnsanın insana şifa olduğuna inanır. Bir koltukta iki, üç hatta dört karpuz taşınacağını savunur. Onun gözünde dünya piyasasında gezi turuna çıkan grafikli tabloların bir önemi yoktur. O daha çok gezmektense misafir kabul eden ne olursa olsun kapısı hep açık olan kalp evini önemser. Hayatında geçen her bir saniyenin şükrünü insanlara tebessüm ederek eda eder. Onca yaşanmış olumsuzluklara rağmen ‘Ben ve O’ arasında ki çizgi de durarak kendine has duruşunu sergiler. Yorulmak lafzı onun mizacında yoktur. Evet, iki önemli model tipinden bahsettik. Eşitsizlik formülü, günümüz sanal dünyada eşitlik formülü olandan daha fazladır. Eşitlik formülü ise kendi dünyamızda kapıların ardından sesini duyurmaya çalışıyor. Bu gidiş nereye diyor…

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.