Kelimelerim gücünü anlamak kolay mıdır ? Yoksa illaki kelimelerle yanmış olmak mı gerek ? Mesela bir Eylül akşamında yağmurun şakaklarına eriştirdiği ve gönlüne viran...
Bakıyorum bu şehrin karanlık sokaklarına uzun uzadıya Sis çökmüş, rüzgârı sert eserken mesela. Sesleniyorum yüreğime, Sus diyorum tebessüm ile. Sus Ey Yüreğim! Haykırsan ne olacak Dinecek mi yüreğinde Alev alev sönen...
Hakkari'de hain tuzak! Astsubay eşi ve minnacık evladına. Belki kokusuna doyamadığı, belki sevdasında yandığı ailesinden ayrılık. Ben insanlığımdan utanıyorum dost! Ben konuşturulan tüfeklerin, masum annelere ve masum yavrulara...
Ruhumun maviliklerine gözlerinin kahvesi ekleniyor önce, ufaktan bir sızı erişiyor sol yanımda sabitlenene. Ardından sessizliğime çığlıklar ekleniyor, usulca ve acımasızca. Şefkatin kat sayısız tonları ekleniyor...
''Kırılmış bir kız çok güzel susar , her şeyine hasret kalırsın '' demişti bir adam yıllar öncesinde , sonrasında ise onu canı pahasına seven...





