İkinci Dünya Savaşı’nın son aylarında, 30 Ocak 1945 günü, Baltık Denizi’nde, Sovyet denizaltısı tarafından torpillenerek batırılan Wilhelm Gustloff gemisini, ölen yaklaşık 10 bin insanı konu alıyor kitap. Tarihe ışık tutan, bilinmeyenleri göstermeye çalışan bir kitap.
Günümüzde herkesin aklına batan gemi deyince Titanic geliyor ama çoğu insanın Gustloff gemisinden ve yaşanan faciadan, ölen binlerce insandan, o insanların yaşadıkları acıdan haberi yok.
Günter Grass geçmişle şimdiki zamanı harmanlayarak savaş öncesi ve savaş sonrasında yaşanan olayları anlatmış. Kitap da zaten adını yazarın konuları anlatış tarzından alıyor. Olaylar aynen bir yengecin yürüyüşü gibi çok hızlı ilerlemeden yavaş yavaş anlatılıyor, aynı yengecin yana doğru yavaşça yürüyerek ilerlemesi gibi…
Yazar o zamanlar yaşanan facianın insanları psikolojik olarak nasıl etkilediğini, sağ kurtulan insanların hala nasıl dün gibi etkisi altında olmasını derinden işleyerek anlatmış. Geçmiş ve şimdiki zaman geçişleri ve tarihi olayların detaylı anlatımı her ne kadar okumayı zorlaştırsa da sabredip elinizden bırakmamanız gereken bir kitap Yengeç Yürüyüşü. Kitabın ortalarında olaylara daha da hakim oluyorsunuz ve okumanız bir hayli kolaylaşıyor. O zaman yaşanan olaylara yakından şahit olmak, o insanların acılarını hissetmek ve daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız okuyun derim. Çünkü gerçekten değerli bir eser.









