Hakkari’ de Bir Mevsim – Ferit EDGÜ

0

 

Orada siyah; küçük bir sınıfa, bir karış toprağa, bir topluma, hayat boyu bir kadere, aklı başında insanların çıldırmalarına sıfat olmuştur belki de…

 

  HAK. Kenti… Carih bir kent. Hak kenti dendiğine de bakmayın. Esasında ‘’hak’’ kavramının süfliyat edilişiyle yüzleşiyoruz. Burada Fisebilillah iş görülmez.

Hakkâri’de Bir Mevsim kitabına biraz farklı bir gözden bakacağım. Şayet kitap, filmleştirilmiş bir kitaptır. Böyle kitaplar ilgimi daha çok çeker. Çünkü kitabın içeriğiyle filmin uyumunun önemli olduğunu düşünürüm. Kitaptaki bir olgunun filme nasıl yansıtıldığı önemlidir. Tam bu noktada bizi ekfrasis kavramı karşılıyor. Kelimenin anlamına biraz değindikten sonra kitapla ilişkisine de döneceğim. Ekfrasis: Batı’ya ait bir kavramdır, bizim dilimize uzun zamandır girmiş, fakat yeni yeni aşina oluyor, ona bir yer veriyoruz. En genel tanımıyla: Görseli, söze dökmedir ya da sözü,  görsele dökmedir. Görsel tasvir, görsel betimleme gibi kavramlar da aynı anlamı taşımaktadır. Yani bir görseldeki durumu söze dökmek, üzerine yazı yazmak,  ya da yazılanın üzerine bir şeyler çizmektir.

Bu kısa tanımdan sonra kitap ve film arasındaki ilişki bağlamında bu kavrama bakarsak; Hakkâri’de  Bir Mevsim Ferit Edgü’nün Hakkâri’de yedek subay öğretmenlik yaptığı dönemde,  gözlemleri sonucu kaleme aldığı bir kitaptır. Esas ismi aslında ‘’ O ‘‘ dur. 1977 yılında bu isimle piyasaya sürülür, Erden Kral’ ın Hakkâri’de Bir Mevsim adıyla filmleştirmesinden sonra bu isimle baskısı yapılır. Bu isim değişikliği tam anlamıyla ekfrasis örneğidir. Görsel bir durumdan sonra yeni bir şey türetilmiştir. Dikkat çeken bir diğer detay ise filmde Genco Erkal’ın(kitabın başkahramanı)Ferit  Edgü’ nün öğretmenlik yaptığı dönemdeki kıyafetin aynısını giymesidir. Yönetmen Erden Kral bunu bile gözden kaçırmamıştır. Kitap bir sonsözle başlıyor ve genelde romanlarda pek sonsöz yoktur, bu sonsöz olduğu gibi filme de yansıtılmıştır. Yine bir ekfrasis örneğidir. Yönetmen Erden Kral kitaba tam anlamıyla sadık kalmış, sözü neredeyse olduğu gibi görsele aktarmıştır. Kendisiyle mail yoluyla görüştüğümde, ona senaryodaki değişikliği neye göre yapıyorsunuz, yazar onaylıyor mu? Diye sorduğumda: Ferit Edgü ‘’Kral size ihanet etti mi?’’ Sorusuna ‘’Kral bana en güzel ihaneti yapmıştır. ‘’dedi, diye cevap verdi. Kitabı okuyup, filmi de izledikten sonra; Ferit Edgü güvenmekte ne haklıymış diyorsunuz.

Bu roman, alıştığımız romantik romanlardan değil de, modernleşen dünyada okurun romanla özdeşleşmeyerek, kendini sadece romanı çözmeye adamasına yönelik bir çabaya sahiptir.

Kitabın da filmin de sonuna kadar kanıtlanamayan durumu; deniz kazası… Portakal yemedikleri için ölen çocuklar, merkez taşra ilişkisinde, merkezin taşrayı görmezden gelişi, bir öğretmenin sihirli dokunuşları, meçhul cinayet, tüm gizemi örten kar, hiç gelmeyen bahar ve adaletin yerle yeksan oluşu…

Son olarak; Ferit Edgü kitabın son cümlesini nokta(.) ile değil, tire(-) ile bitirmiştir. Devamını okuyucunun zihnine bırakmıştır. Şimdi ben de onun yaptığını yapıp, noktalamıyorum yazımı, belki sizler kitabı okuduktan sonra ya da okumuşsanız bu yazının sizde bıraktığı izlenimle yeniden incelemiş olursunuz-

Keyifli okumalar

Dilek Eylem TAŞDEMİR

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.