İnsan küçükken ne kadar da çok hayal kuruyor. Büyüdükçe hayatın gerçekleriyle hayal kırıklığına uğrayınca insan daha az hayal kurmaya başlıyor. Bir çok şey olmasını istediğimiz için değil olması gerektiği için oluyor. Hayatı güzelleştiren insanın kendi dünyasıdır. Bize aittir, kimse karışamaz, kimse sorgulayamaz. Bu yüzden hayaller özgürdür. Ruhu da özgürleştirir. Bazen bir çocuk olursun bazen de yetmişlik bir ihtiyar ; ama kendin olursun. İşte bu yüzden gerçek özgürlük içinden geleni yaparak ve kendin olarak yaşayabilmektir. Büyürken hayallerimizle beraber özgürlüğümüz de elimizden alınmış aslında. Hayal kırıklığına uğramamak için hayal kurmayı bıraktığımız gibi diğer insanlar öyle istiyor diye kendimiz olmayı da bırakmışız. Sadece lafta özgür olmuşuz.









