Hayat Nefes İle Başlar; Astım İle Mücadele

0

Astım; hava yolu duyarlılığı, mukoza üretimi ve balgam üretimi ile karakterize hava yollarının kronik iltihaplanmasıdır. Belirli antijenlere karşı alerjik reaksiyonun bronşlarda meydana getirdiği değişiklikler sonucu tekrarlayan öksürük nöbetleri, nefes darlığı, balgam çıkarma ve wheezing (hırıltılı solunum) ile karakterize bir hastalıktır. Alerjik hastalıklar arasında en sık görülen ve ölüme yol açabilen bir hastalık olmasına rağmen semptomları tedavi ile veya kendiliğinden geçebilir. KOAH ile en belirgin farkı ise semptomlarının geçebilmesidir.

Astımdan korunma yolları iki şekildedir;

  • Doğum sonrası, genetik olarak alerjen olduğu düşünülenlerde risk faktörlerinin tanımlanması ve bebeğin alerjik yapısının saptanması esasına dayanır.
  • Hastalık başladıktan sonra, hastalığın şiddetini ve sıklığını azaltmayı amaçlar. Ana hedef hastada atakları tetikleyen faktörleri saptayıp bunları ondan uzaklaştırmaktır.

Astım birçok çeşitli sebepten dolayı başlayabilir. Solunumla alınan alerjenler ( hayvan kökenli, ev tozu akar, hamam böceği, ev içi küf mantarları, ev dışı alerjenler), mesleksel etkenler, solunumu olumsuz etkileyen etmenler (ev ortamında içilen sigara, soba dumanı vb. ), besin maddeleri, astımı ağırlaştıran

diğer faktörler (alerjik rinit, sinüzit, solunum yolu infeksiyonları vb.) gibi durumlar astımı başlatan etmenlerdir.

Astım hastalığı genetik yapıya bağlı olarak ortaya çıkabildiği gibi çevresel etmenlerle de ortaya çıkar. Cinsiyet ve şişmanlık gibi kişisel risk faktörlerinin yanında mesleki uğraşlar, hava kirliliği, gebelikte sigara içen annenin çocuğu olmak gibi durumlar da astım için risk oluşturmaktadır.

Astımlı kişilerde genel olarak öksürük, nefes darlığı, göğüste baskı hissi, hışıltılı solunum gibi tekrarlayıcı belirtilerin olması, özellikle gece ve sabaha karşı belirtilerin fazlalaşması, ataklar dışında kendini iyi hissetmesi, egzersiz sonrası hışıltılı solunum ve öksürük olması gibi problemlere rastlanmakla beraber bu problemler hastalığı tanıya götürür. Astım hastalarına tanı için Akciğer röntgeni, Solunum Fonksiyon Testi (ilaçlı ya da ilaçsız olarak solunum fonksiyonları ve akciğerler hakkında bilgi verir), PEF metre gibi çeşitli testler uygulanır.

Astımlı kişiler de hastalık iki şekilde kontrol altına alınır, tedavi ederek ve tetikleyici faktörlerden korunarak. Astı tedavisinde asıl amaç havayolundaki daralmayı açarak hastanın rahat nefes almasını sağlamaktır. Tedavi, belirtiler kontrol altına alınırsa, egzersiz dâhil olmak üzere hasta günlük yaşam aktivitelerini sürdürebilirse, akciğer fonksiyonlarını olabildiğince normale yakın düzeyde tutabilirse, astı ataklarını engelleyebilirse ve kullanılan ilaçların istenmeyen etkilerini önleyebilirse başarılı bir tedavidir.

Tetikleyicilerden korunma yolları:

  • Ev tozu akarları: Havalandırma arttırılmalı, rutubetlenme önlenmelidir. Kumaş ve deri eşyalar yerine ahşap eşyalar tercih edilmelidir. Özellikle yatak odasında halı kullanılmamalıdır. Yatak takımları en az haftada bir kez yüksek ısıda yıkanmalıdır.
  • Polenler: Her bitki için polen yayma dönemi değişiklik gösterir. Bu nedenle polenlerden sakınmak mümkün olmayabilir ancak maruziyet azaltılabilir. Arabalar için polen filtreli klimalar kullanılabilir. Polen yaymanın yoğun olduğu dönemlerde maske ve gözlük kullanılabilir, polene maruz kalan kıyafetler eve gelince yıkanabilir.
  • Mantar Sporları: Evin rutubeti azaltılmalı, kışın mümkünse tüm odalar ısıtılmalı ve evde çamaşır kurutulmamalıdır. Küf kokan malzemeler atılmalı, fazla saksı bitkisi bulundurulmamalıdır. Küflenen yüzeyler çamaşırsuyu ile hasta dışında biri tarafından temizlenmelidir.
  • Hayvan tüy ve döküntüleri: Hayvanın yatak odasına sokulmaması, evde halı ve kumaş kaplı mobilyaların azaltılması önerilir.
  • Hamamböcekleri: Giriş yeri olabilecek boşluklar kapatılmalı, apartman ve ev içinde açıkta besin maddesi ya da çöp bırakılmamalı. Gerekirse kimyasal maddeler ile evden uzaklaştırılabilir ancak bu durumda hasta evde olmamalı.
  • Sigara: Araştırmalara göre sigara astım ataklarını arttırmaktadır ve sigara içenlerde tedavinin etkinliği de azalmaktadır. Astım hastaları sigara içmemeli ve içilen ortamlarda da bulunmamalıdırlar.
  • Hava Kirliliği: Ev içindeki hava kirliliğini önlemek için evde kesinlikle sigara içilmemeli, temizlik malzemeleri kullanıldıktan sonra ortam iyice havalandırılmalı, sobaların baca temizliğine dikkat edilmelidir.
  • Enfeksiyonlar: Astımlı hastalarda üst solunum yolu enfeksiyonları belirtileri arttırır. Bu nedenle kışın hasta fazla kalabalık ortamlarda bulunmamalı, her yıl eylül ya da ekim ayı olmak üzere bir kez grip aşısı yaptırmalıdır.
  • Mesleksel Etmenler: Astımlı kişilerin mümkün olduğunca riskli işlerde çalışmaması önerilir. ( marangozluk, kuaförlük, fırıncılık, boyacılık v.b )
  • İlaçlar: Bazı ilaçların kullanımı astımlı hastalarda çeşitli semptomların artmasına sebep olabilir. Bu nedenle astımlı hastalar doktorlarına mutlaka astımlı olduklarını bildirmelidir.
  • Besin ve Besin Katkı Maddeleri: Alerjik bireylerde sorunlara yol açabileceği gibi bazı besinler kokularıyla da rahatsızlık verebilir.

 

Not: Bu yazının hazırlanmasında Editörleri Prof. Dr. Ayfer Karadakovan ve Prof. Dr. Fatma Eti Aslan olan ‘ Dahili ve Cerrahi Hastalıklarda Bakım’ kitabı ve Türk Toraks Derneği’nin Sağlık Bakanlığı işbirliği ile yayınladığı Astımla Yaşam dergisi kaynak olarak kullanılmıştır.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.