Hafta bitti diye sevindiğimiz bir Cuma akşamı daha. Hayat koşuşturmasında, pazartesiden itibaren dört gözle beklemeye başladığımız şu meşhur akşam. Aynı zamanda hayatımızdan eksilen bir günün daha habercisi değil midir aslında? Hayat koşuşturmasında sadece tatil başlangıcı olarak gördüğümüz için seviniriz bu akşamın gelişine. Oysa idam sehpasına çıkmadan önce son dileği yerine getirilen birinin sevincine benzemez mi bu sevincimiz? Evet, istediği oldu diye sevinir belki, ama bu sehpanın altından kayıyor olduğu gerçeğini değiştirir mi? Tıpkı bizim hayatımız gibi.
Hiç düşünür müyüz peki. Zamanın geçtiği gerçeğini göz ardı edecek kadar dolu dolu mu yaşıyoruz bu hayatı?
Elbette çoğumuz için cevap hayır… Kim sabah erken kalktığında, işe gittiği için hayıflanmak yerine güne erken başladığı için seviniyor ki? Peki hangimiz gün içinde sevdiğimiz şeyleri yapabiliyoruz, işten arta kalan zamanımızda? Ya da sevdiğimiz insanla vakit geçirebiliyor muyuz sanal dünyayla aşk yaşamak yerine? Kaçımız yaptığı işi benimseyerek yapıyor hiçbir maddi kaygısı olmadan? Sormamız gerek kendimize. Bunların kaçını yapabiliyoruz ki, hafta sonunun gelmesini isterken ömrümüzden bir gün daha gittiğini hesaba katmama lüksünü kendimizde buluyoruz!
Azınlık bunları isteyerek yapmıyor, çoğumuz ise istese de yapamıyor! Hepimizin önünde farklı engeller olabiliyor. Kimimiz ekonomik sorunlar yaşıyor bu yüzde benimsemek yerine sadece gelir kapısı olarak görüyor yaptığı işi, kimimizin ise ailevi sorunları var sabah sevinçlerini kursağında bırakan. Kimi için sevdiğine vakit ayırmak bir angarya gibi gelirken kimi itiraf bile edemiyor sevdiğini. Bunlar hayatın sivri iğneleri. Hayat herkesi farklı yerinden sokuyor zehirli bir arı gibi.
Elbette bunlar olmadan bir ömür geçmez. Ya bir ömür sadece bunlarla geçer mi? Batan iğneyi çıkarmak varken keyfiye acı çekmeye delilik denmez mi?
Zamanı gelmedi mi artık bu iğneleri çekip çıkarmanın?
Şimdi çıkarın sizi zehirleyen iğneyi olduğu yerden ve sarın sizde bıraktığı yarayı. Sarın ki bir an önce iyileşsin izi. Hayatı bir an önce bitirmek yerine tadını çıkarmayı öğrenin. Bırakın gerektiğinde işinizi, sevdiğiniz şeyi yapın bir gün ayırıp kendinize. Sabah kalktığınızda açın pencereyi ve bakın gökyüzüne. Derin bir nefes çekip yaşanacak bir gününüz daha olduğu için sevinin. İşinizi sadece para kazanmak için yapmayın. Değer verin işinize. Hafta sonundan ibaret olan hayatınıza, hafta içini de kazandırın bu şekilde. Sevdiklerinize vakit ayırın ve korkmayın onlara sevdiğinizi söylemekten. İleride keşke yapsaydım demek yerine reddedilin gerekirse. Hiçbir zaman değişmeyin sanal dünyayı, dünyanız olan insanlara. Bunları yapın. Yapın ki hayatı bir an önce bitirmek yerine, dolu dolu yaşamanın tadına varın.
Ve unutmayın. Hayatı nasıl yaşayacağınız kaderiniz değil, tercihinizdir.









