Sobe’den sonra sessizliğimi kendi çapımda bir düşünce yazısıyla bozmaya karar verdim. Çünkü bir kısa film beni çok etkiledi.
Ben de Nedenim’le, Nasılınız’a yazıyorum…
İnsanlığınızı, nisyanınızı sorgulayacak, bu kısa filmdeki sahnelere gözlerinizi kapatamayacaksınız mesela…
Bazen bir soru soracak yalnızca:
”İnsan ne kadar eder, insan ?” diyecek.
Cevabınız, vicdanınıza çelme takmaya yetmeyecek. Saklanmak istediğiniz kapının arkasında kalacak, kapının ansızın suratınıza: ”Şılap” diye çarpmasına engel olamayacaksınız…
Belki de ” Ne oluyoruz yahu…” demeye yelteneceksiniz… Ama nafile. Benden söylemesi… Çünkü vicdan; aslanın, arkadaki dişinin arasına girmeyi bekleyen antilop kalbi kadar , itaatkâr ve uysal değildir…
Aslan, kurbanının en son; başını yer ama vicdan, sona başa bakmaz ve kemirir. Daima kemirir…
Yutmaya, yutkunmaya çalışacağınız kelimeler olacak.
‘Bir lira’ gibi..
Çünkü ilk defa, rakamsal bir nüans; size ya bir hayat bahşedecek ya da bir hayat eksiltecek kaderinizden… ”Yürü git!” diyemeyeceksiniz bu sefer; öyle atılgan öyle çelimsiz…
Seğrilecek göz kapaklarınız, seğirteceksiniz konuşlanmış, fikirlerinizi. Ve bunu bilinçsizce , bilinçsizce ama bile isteye; korkarak ama cesaret sevisiyle yapacaksınız.
”Rahle” ye..!
Bir rahle için -evet yanlış duymadınız bir rahle- nedamet sofraları kuracaksınız artık..
İlle de bir olacaksa, ”ederi”; yerle BİR olacaksınız . Yaşayabildikleriniz, ölecek; nöronlarınızın ortasına yuva kuran, örümcekle… (YAZISINI YAZDIĞIM KISA FİLME DİLEK EYLEM TAŞDEMİR’İN YouTube KANALINDAN ‘ERKE DÖNERGECİ’ ADIYLA ULAŞABİLİRSİNİZ.)









