İnsanoğlu çocukluk döneminden itibaren, Annesini ve Babasını gerek huy olarak gerek davranış olarak, iyi / kötü her yönde her kapsamda kendisine örnek ediniyor. Alışıla gelmiş bir durum olduğundan mütevellit ; Aileden yana edinmek istemediği özellikleri dahi benimsemiş oluyor..
Zamanla bunun farkına varıyor tabi.
Gelişim çağından tutun yetişkin bir birey olana dek , aileden sonra çevresini iyi / kötü her yönde kendine örnek ediniyor. Yavaş yavaş girdiği ortamları, karşılaştığı insanları, kısaca toplumu ve genel yapıyı tanıyor. Toplumun çoğunda gördüğü her özelliği, düşünceyi, davranışı vs.
Kafasına yatan, uygun gördüğü olumlu veya olumsuz her özelliği örnek alıyor.
Çağımızda bu durum daha çok özentilikten oluşuyor maalesef.. Kendisinde olmayanı oldurmaya çalışan bir algı var nesilde. Zamanla insan, Ailesinde ve Çevresinde gördüğü algıyı benimser hale geliyor.
Bu yüzden de düşünceler çoğunlukla aynı yapıda cereyan ediyor.
– Söylenecek çok şey var lâkin özetleyecek olursam ; Aslında herkes herşeyin farkında.
Ve buna rağmen ; kendisini geliştirmek, törpülemek yerine, Kolay olana alışmış, ölümden sonrasını hesaba katmamış, her an ölüme daha çok yaklaştığını unutmak isteyen (unutan), hakikatin farkına varmamak için direnen,
“Bir daha mı gelicez dünyaya” cümlesini benimsemiş bir algı var toplumda maalesef..
Hâlbuki ;
كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِ ثُمَّ اِلَيْنَا تُرْجَعُونَ
Her nefis ölümü tadacaktır.
Sonunda bize döndürüleceksiniz.
Ankebut Sûresi | 57. âyet









