Yenilgiye alışmak ne kötü şeymiş. Kaybetmeye, elinden gitmesine alışmak ne çok acıtırmış içini. Eskiden anlam veremediğin; ben asla yaşamam, yaşayamam dediğin şeye alışmak ne tuhafmış… Ben ‘asla’ dememem gerektiğini öğrendim. Asla asla dememeliyim.
Şu hayatta nasipten bir adım dahi öteye gidemeyiz. Şu an bu yazıyı yazarken bile nasipte aklımdakinin ne kadarını aktarmam varsa o kadarını aktarabilirim, gerisi bende kalır. Benim kaderimde bu kadarını yazmak, okuyanların kaderinde bu kadarını okumak varmış. Tabi ben biraz daha düşünüp yazımı zenginleştirebileceğime inanırsam işte o zaman aktarabileceğimin en iyisini, en anlaşılır şekilde aktarırım. Ama yook benim nasibimde bu kadarı varmış daha da yazamam asla olmaz dersem işte o zaman gaflete düşmüş olurum.
Demem o ki; sabredin, ne olacağını yaşamadan göremeyiz. Nasipte varsa olur, olmasını istediğiniz her şey,  yoksa zaten olmasın. Ama unutmayın Kader Gayrete Aşıktır.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.