Her şeyin başladığı yerdeyim Kokunu çekebildiğim kadar içime çektiğim Gülüşüne bir türlü doyamadığım Ellerini ısıttığım, Sana sarıldığım yerdeyim. Uzunca bir maratonun başladığı yerdeyim Başlamadan biten Başlayıp da bitmeyecek sanılan Şenlik içinde biriken...
Maviliğinde kaybolunan, mavisine Hayran kalınan heybetine Yer gök bir olsada kavuşamazsak Ağlarım yaşamın servetine. Yürürümde yürürüm uçsuz bucaksız Halim yok, halim yaman, halim kapkaranlık Yarim gelmezse, bulutlar...
Uzunca bir sahilde yürümeyi hayal ediyorum.. Çıplak ayaklarım, suyun soğukluğunu hissediyor Paçalarımı sıvamışım, Kumları önüme serpiştiriyorum. Ayak izlerimi dalgaların dolduruşunu izlerken anlamsızca huzur buluyorum. Bir çakıl taşı.. Kaç kere sekerse...
Yüzme bilmeyen hayallerim, Ucu bucağı olmayan denizlerde; Boğuldu Boğulacak.. Güneşi görmeyen ruhum; Az sonra sönecek.. Yeşillere doymayan bedenim; Toprağa sempati duyacak.. Gökyüzüne iltifatlarım, tek tek yitecek.. Karanlığı benimseyip biraz daha yürümek isteyeceğim; Işığı...
Kumsalında uzandığım hırçın denizler, İçimi ısıtan kamp ateşi, Rüzgarın şefkatli dokunuşu.. Ve sensizliğin kursağıma oturuşu.. Sensiz geçen gün sayısı; An itibariyle doksan iki kum tanesi.. Her gün aynı; karanlığın ertesi. Sen,...





