Mustafa Kutlu, Kapıları Açmak,2007,İstanbul
Küçük bir kasabada başlayan hikaye.Zeytin ağaçları, tarım yapılan tarlalar, su çeşmesi, bir meydan kahvesi, bir türbe ve hazire.
Yazarın üslubu ve hikâye hızla akıp gidiyor. Zehra karakteri etrafında şekillenen olay örgüsü; nahif, kırılgan ve karşılıksız kalan bir aşkın karakteri kadere boyun eğmeye sevk edişini bize adım adım gösteriyor. Zehra’nın en güvendiği kişi olan abisi tarafından bir hırs uğruna karanlığa terk edilişi; güvenme duygusunu sorgulatıyor. Olayların gelişimi ile Zehra’nın serüveni, toprağını bulamayan her fidan/tohumun bir toprakta kök salma mücadelesine dönüşüyor. Bu süreçte karakter değişiyor ve dönüşüyor. Bulanmadan, bozulmadan verilen bir hayatta kalma mücadelesi…
Empatiden uzak bir toplum yapısının ötekileştirmesi, dedikodunun yıkıcılığı, yangına körükle gidip, yangından kendisine malzeme devşirmesi âdete günlük yaşamın keşmekeşi olan durumlar bize sunuluyor.
Zehra’nın iyiliği, sadeliği, köklerine ve değerlerine sahip çıkması, çalışkanlığı ve kararlı duruşu ile kötülüğe boyun eğmemesi hikâyenin her bölümünde hissettiriliyor. Sahiplenme ve cesaret ile kapıların açılacağı vurgusunu seziyoruz.
Nihayetinde sese ve nefese hasret bir yalnızlık, özlem;tamam olamama durumu. Soğuk ve kimsesiz koridorlar….
Durdu AKDEMİR İNCE @ASUDEBAHAR 07.06.2021










