En güzeliydi, en değerlisiydi, kapkara kirpikleri. Süzerek gözlerini, kirpiklerinin arasından bakmak; o, olmaktı işte. Onun bakışıydı kısık gözleriyle, uzaktan bile fark edilen, gölgesine bakardı kirpiklerinin, kendi kendine, hayran hayran.. Kendini beğenmek; bakışını beğenmekti onun için.. Gözler, kalbin aynası demişlerdi ona. Herkese aynı bakmazdı ki gözler. Çok severdi o; sevdiği zaman çoookkk, her şeyden çok onunla dolardı içi. Hep olsun, hep baksın ona kapkara. Kirpiklerinin gölgesinde tutsun isterdi onu, bırakmasın bir yere, hapsetsin oraya, saklasın kendine, tutsak etsin.. Kirpiklerinden vazgeçebilir miydi ki; yook yapmazdı, söylemezdi illa ki yapmazdı, emindi çünkü.
Bir de gülüşü.. Ahhh o gülüşü; sıcacık, iç ısıtan cinsten, kocaman gülüşler; tebessüm bile olsa dişleri ışıldamadan olmazzz, kahkahadan bahsetmeye bile gerek yok; sanırsın dünyalar onun.. Bazen söndü gülüşleri işte; hayat denen şey sağolsun. Ama olsun ki o güldü yine, inadına her seferinde daha büyük, daha sıcak, daha içten güldü. Bir nefes sonrası; belki gülemezdi, belki de asla gölgesine saklayacak kimsesi kalmazdı, belki de toprak taneleri doldururdu kapkara bakışlarını.. Bunu unutmadı hiç, o hep güldü kocaman gülüşüyle.
Kendinden başkasında olmaz derken böylesi güzeli; daha da güzeli çıktı karşısına büyüleyen. Ahh o gözler; kurban olunur bakışına; o kirpikler ki; görenler hayran, bıkmadan izlemelik. Ya o içten, masum gülüşüne ne demeli. Kendini gördü onda, daha da güzelini.. Kalınır yanında bir ömür dedi. Okşadı kirpiklerini o uyurken. Sevdi, doldurdu doyasıya içine teninin kokusunu. Ruhunun en ince teli titredi, gözünden bir damla yaş süzüldü kirpiklerinin arasından. Korkuyla karışık şükür göz yaşı mı bu? İnsanın içi dolarken coşkuyla, ağlarmış meğer. Gülmek değilmiş ki asıl olan, o coşkuyla ağlamakmış dolu dolu, tek bir göz yaşına sığdıramamakmış hislerini hayat. Nefes oymuş, can oymuş, kalp oymuş, yüreğin en derini oymuş, parmağının izi, gözünün bebeği, gönlünün sevdası, beklediği, özlediği, güneşi, yağmuru, bulutu, nemi, kara kışı… Hayalleri, tutkuları… Kirpiğinin gölgesine hapsettiği oymuş meğer.. Ya onun kirpiklerinin tek bir teline neler neler verilmez ki… Evlat demişler, ömür verilesi…








