Dilimden sana karşı en kısa dökülen sözdür bu, hercai “mavinin tevafuku” birde kışa hasret seninle derinlerinde anlam bulmuştu, seninle beklemeler güzelleşmişti, beklemeden nefret eden bu kıza bu duyguyu öldürttün ya ne diyim, sen yokken buralar muştuluktan uzak, çöl iklimindeydi. Sahi ben sana nasıl tutuldum ki, öylesine uzaklardan sevmenin tadını yaşatmak nasibi düşmüş deme ki, sanırım en çok, o göz alıcı özgür ruhun başka diyorlara uçurşun, sakinliğin, bilirim sen her şeye kederlenmessin, keder sana uzak bir yazgı, varsa içte yaşamayı seversin duygunun her türlüsünü, galiba ben en çok aşık olduğum yanın ruhundadır, çünkü…
hasret kaldığım ne varsa ruhunda birikmişti hercai.
Öyle bir duyguymuş ki aşk, nasibimize uzaktan sevmeler, hayranlıkla, dualar düşmüş dikkat ettin mi dualar dedim, çünkü tek elimden gelen rabbime sığınıp dua etmelerim oldu, nasibime seni yazacak olana yani, elimi her semaya açtığımda seninle ilgili en güzel duam ne biliyormusun, Rabbim onun gönlünü sende daim kıl, iman ateşini alevlendir, söyle hercai kim kime bu ahir zamanda böylesi dua etti cennetliğine ve temiz sevdi , hele birde uzaktan sevmekse temiz olsun sevdalar diye, ahh haberin olsa bana ilk bu sebepten aşık olman gerek, seni kalbimin diyarına aldığım ilk kişi, sen belkide ikinci sebebinide bu olmalı hercai, sen gelmezsen eğer, gelecek olana ben ne anlatırım korkum ondandır en çok, senden önce birine kalbimin diyarlarını açtım demek beni ürkütüyor ve fazlasıyla yoruyor ahh bilsen hercai.









